İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, lityum-iyon bataryaların stratejik ürün kapsamına alınmasının Türkiye’nin üretim ve yatırım hedefleri açısından kritik bir adım olduğunu belirtti. Avrupa’nın Asya’ya alternatif arayışında olduğu bir dönemde Türkiye’nin öne çıktığını vurgulayan Avdagiç, düzenlemenin hem yerli üretimi hem de yabancı yatırımları destekleyeceğini ifade etti.
Lityum-iyon bataryalar stratejik kapsamda
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yaptığı düzenlemeyle “Kritik Hammadde Listesi” güncellenirken, stratejik öneme sahip 36 ürün kapsama alındı. Bu listeye lityum-iyon batarya teknolojilerinin de dahil edilmesiyle birlikte özellikle elektrikli araç yatırımlarında daha hızlı onay ve finansman süreçlerinin devreye girmesi hedefleniyor.
Elektrikli araçlara talep artıyor
Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, alternatif enerji çözümlerine yönelimi hızlandırıyor. Mart ayında dünya genelinde 1,75 milyon elektrikli araç satılırken, satışlar yıllık bazda yüzde 3, aylık bazda ise yüzde 66 artış gösterdi. Bu yükselişte Avrupa pazarındaki güçlü talep belirleyici oldu.
“Türkiye bölgesel üretim üssü olabilir”
Avdagiç, batarya teknolojilerinin yalnızca otomotiv değil; savunma, enerji depolama ve sağlık gibi birçok sektör için stratejik öneme sahip olduğunu belirtti. Orta Doğu’daki gelişmelerin petrol fiyatlarını yukarı çektiğini ve bunun da elektrikli araçlara yönelimi artırdığını ifade eden Avdagiç, Türkiye’nin bu alanda bölgesel bir üretim üssü olabileceğini söyledi.
Yatırımların önü açılacak
Yeni düzenlemenin, batarya üretiminde kullanılan ham maddelere erişimde yaşanabilecek riskleri azaltacağını kaydeden Avdagiç, enerji depolama ve elektrikli araç yatırımlarına önemli bir ivme kazandırılacağını dile getirdi. Türkiye’nin bu alanda hem üretim hem de teknoloji geliştirme kapasitesini artırmayı hedeflediğini vurguladı.
Küresel rekabette yeni dönem
ING Group Kıdemli Ekonomisti Rico Luman ise batarya teknolojilerinde özellikle daha düşük maliyetli lityum-demir-fosfat (LFP) sistemlerine yönelimin arttığını belirtti. Avrupa’nın Çin’e olan bağımlılığı azaltma çabalarına dikkat çeken Luman, Türkiye’nin kritik ham madde kapsamını genişletmesinin, artan elektrifikasyon süreci ve jeopolitik gelişmeler açısından yerinde bir adım olduğunu ifade etti. (Dünya)
