Yapay zeka hisseleri, altın ve petrol 2026’da yatırımcıların odağında yer alırken, yılın en büyük getiri sürprizi tanker taşımacılığından geldi. Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz’de artan jeopolitik gerilim tanker navlunlarını hızla yukarı taşırken, petrol tankerlerinin taşıma maliyetlerini takip eden Breakwave Tanker Shipping ETF (BWET) yılbaşından bu yana yaklaşık yüzde 3.600 değer kazandı.
Tanker taşımacılığı Wall Street’i şaşırttı
Morningstar verilerine göre 11 Eylül itibarıyla yaklaşık yüzde 3.600 yükselen BWET, ABD’deki kaldıraçsız fonlar arasında yılın en güçlü performansını sergiledi.
Fonun yükselişinde, Orta Doğu’daki çatışmaların küresel deniz ticaretinde oluşturduğu darboğaz ve tanker arzındaki sıkışıklık belirleyici oldu. Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin aksaması, petrolün taşınma maliyetlerini hızla artırırken navlun fiyatları da bir yıl öncesine göre yaklaşık yüzde 500 yükseldi.
Hürmüz ve Kızıldeniz’deki kriz navlunları sıçrattı
ABD-İran çatışmasının Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen tanker taşımacılığını sekteye uğratması, alternatif rotalara olan talebi artırdı. Yemen’de Husilerin Mocka Limanı’nı ele geçirmesiyle Kızıldeniz güzergahındaki risklerin yükselmesi de küresel tanker piyasasındaki arz baskısını derinleştirdi.
Suudi Arabistan’ın saldırıların ardından Doğu-Batı ham petrol boru hattını kapatması da deniz yoluyla gerçekleştirilen taşımacılığa yönelik baskıyı artırarak navlun fiyatlarının yükselmesine katkıda bulundu.
“Gemi rezervi yok”
Şeyda Karaca’nın Dünya’daki haberine göre, navlun fiyatlarındaki sert yükselişte yalnızca Orta Doğu’daki çatışmalar etkili olmadı. Ticaret tarifelerinin geleneksel deniz taşımacılığı rotalarını değiştirmesi ile Panama Kanalı ve Avrupa’daki düşük su seviyelerinin taşımacılığı aksatması da piyasadaki gemi arzını sıkılaştırdı.
Peacock Tariff Consulting yöneticisi Kyle Peacock, şirketlerin mevcut gemilere erişebilmek için geçmişe kıyasla yüzde 300’e varan daha yüksek fiyatları kabul ettiğini belirterek, “Her zaman dizel yakıt rezervi vardır, her zaman gaz rezervi vardır, ancak gemi rezervi yoktur” değerlendirmesinde bulundu.
Project44 verilerine göre İran savaşı öncesinde jeopolitik nedenlerle haftada yaklaşık 1.000 deniz taşımacılığı aksaması yaşanırken, krizin zirvesinde bu rakam 9.000’in üzerine çıktı. Aksamaların azalmasına karşın mevcut seviye hâlâ savaş öncesinin yaklaşık iki katında bulunuyor.
Rekor kazanç yeni gemi siparişlerini tetikledi
Tanker taşımacılığındaki yüksek kârlılık, sektörde yeni gemi siparişlerinin de hızlanmasına yol açtı. Ancak BWET, tanker sipariş defterinin uzun dönem ortalamalarının oldukça üzerine çıktığına dikkat çekerek uzun vadede arz fazlası oluşabileceği uyarısında bulundu.
Yeni gemilerin piyasaya girmesiyle birlikte tanker taşımacılığında aşağı yönlü bir döngü yaşanabileceği belirtilirken, teslimatların zaman alması nedeniyle kısa vadede arz sıkışıklığının devam etmesi bekleniyor.
Peacock’a göre yeni tanker kapasitesinin piyasayı anlamlı ölçüde rahatlatması 18 ila 36 ayı bulabilir. Bu nedenle Hürmüz ve Kızıldeniz’deki jeopolitik risklerin devam etmesi halinde tanker navlunlarındaki yüksek seyrin bir süre daha korunabileceği değerlendiriliyor.












