ABD Merkez Bankası (Fed) Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, İtalya Merkez Bankası’nın Roma’da düzenlediği konferansta yaptığı konuşmada, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın merkez bankasını “sözlü yönlendirme” yaklaşımından uzaklaştırarak ekonomik verilere daha duyarlı bir politika iletişimi benimseme yönündeki açıklamalarını değerlendirdi.
Sözlü yönlendirmenin hâlâ değerli bir araç olduğunu belirten Waller, bu yaklaşımın pandemi döneminde faiz artışlarına ilişkin beklentileri şekillendirerek Fed henüz faiz artırmadan finansal koşulların sıkılaşmasına katkı sağladığını ifade etti.
Bununla birlikte, Waller Fed’in bu aracı kullanırken zaman zaman fazla katı davrandığını ve kendi hareket alanını daralttığını söyledi. 2020 ve 2021 yıllarında enflasyon hızla yükselirken, faizlerin uzun süre sabit kalacağı yönündeki yönlendirmeleri buna örnek gösterdi.
Warsh’ın enflasyon hedefi değerlendirmesi
Konuşmasının ardından düzenlenen panelde Waller’a, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın yüzde 2 enflasyon hedefine ilişkin taahhüdü soruldu.
Waller, Warsh’ın enflasyon hedefini yeniden taahhüt etmekten ziyade mevcut hedefe bağlılığı yeniden teyit ettiğini belirterek, FOMC’un her zaman yüzde 2’lik enflasyon hedefine bağlı kaldığını vurguladı.
“Riskler tamamen tersine döndü”
2025 yılında istihdamı desteklemek amacıyla faiz indirimlerini savunduğunu hatırlatan Waller, işgücü piyasasının istikrar kazanmaya başladığını ve bunun politika yapıcıların yeniden enflasyona odaklanmasına imkân verdiğini söyledi.
Risklerin tamamen tersine döndüğünü söyleyen Waller, “Bu, politika hakkında nasıl düşünmek isteyebileceğinizi değiştirir” ifadelerini kullandı.
Fed’in politika iletişimine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Waller, piyasa katılımcılarının ve kamuoyunun merkez bankasının ekonomik gelişmelere nasıl tepki vereceğini anlamasının önemine işaret etti.
Waller, “Tepki fonksiyonunuz net bir şekilde tanımlanmamışsa ve piyasalar bunu anlamıyorsa, o zaman konuşmanız gerekir” dedi.











