Küresel tahvil piyasalarında yaşanan sert satışlar, Avrupa ülkelerinin kamu borçlarına yönelik kaygılar ve enflasyonun yüksek seyretme ihtimali, yatırımcıları nakit benzeri varlıklara yöneltti. Lipper verilerine göre, 7 Ekim’de sona eren haftada küresel para piyasası fonlarına 153,81 milyar dolarlık net sermaye girişi gerçekleşti. Böylece 6 Mayıs’tan bu yana en yüksek haftalık giriş kaydedilirken, küresel hisse senedi fonlarına yönelen yatırım yalnızca 560 milyon dolarda kaldı.
Para piyasası fonlarına beş ayın en güçlü girişi
Küresel piyasalarda belirsizliklerin artması ve tahvil getirilerinin yükselmesi, yatırımcıların daha temkinli bir yaklaşım benimsemesine yol açtı. Lipper verilerine göre, 7 Ekim’de sona eren haftada para piyasası fonları 153,81 milyar dolarlık net yatırım aldı. Bu tutar, son beş ayın en güçlü haftalık sermaye girişi olarak kayıtlara geçti.
Nakit ağırlıklı fonlara artan talepte, küresel tahvil piyasalarındaki satış baskısı, bazı Avrupa ülkelerinin yüksek kamu borçları ve enflasyonun tahmin edilenden daha uzun süre yüksek kalabileceğine ilişkin endişeler belirleyici oldu.
ABD ve Fransa’da tahvil getirileri 24 yılın zirvesine çıktı
Geçen hafta Fransa devlet tahvillerinde yoğunlaşan satışlar, ülkenin 10 yıllık tahvil getirisini yüzde 4,994’e yükselterek yaklaşık 24 yılın en yüksek seviyesine taşıdı.
Fransa’da bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 5’ini aşması ve gelecek yıl gerçekleştirilecek cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin siyasi belirsizlikler, tahvil piyasasındaki baskıyı artıran unsurlar arasında yer aldı.
ABD’de de benzer bir tablo görüldü. Ülkenin 10 yıllık Hazine tahvili getirisi, çarşamba günü yüzde 5,3645’e çıkarak yaklaşık 24,5 yılın zirvesini gördü. Petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu yüksek seviyelerde tutabileceğine yönelik kaygılar, ABD tahvil getirilerindeki artışın temel nedenlerinden biri oldu.
Hisse senedi fonlarına sermaye girişi zayıfladı
Küresel hisse senedi fonlarına yönelik haftalık net sermaye girişi 560 milyon dolarda kaldı. Böylece söz konusu fon kategorisinde son üç haftanın en düşük giriş seviyesi görüldü.
Bölgelere göre fon hareketleri ise birbirinden ayrıştı. Avrupa hisse senedi fonları 6,19 milyar dolarlık net girişle son dört haftanın en yüksek seviyesine ulaşırken, Asya hisse senedi fonları 6,16 milyar dolarlık yatırım çekti. Buna karşılık ABD Hisse senedi fonlarından 5,11 milyar dolarlık net çıkış yaşandı.
Teknoloji fonları yatırımcıların odağında
Sektör bazındaki fon hareketlerinde teknoloji hisselerine yönelik ilgi öne çıktı. Teknoloji sektörü fonlarına bir haftada 5,37 milyar dolarlık net sermaye girişi gerçekleşti.
Kamu hizmetleri sektörü fonları 1,10 milyar dolar, sanayi sektörü fonları ise 1,03 milyar dolar net yatırım aldı. Finans sektörü fonlarında ise ters yönde bir hareket yaşandı ve bu fonlardan 3,47 milyar dolarlık net sermaye çıkışı kaydedildi.
Tahvil fonlarına girişler üç ayın en yüksek seviyesine yaklaştı
Küresel tahvil fonları, 7 Ekim’de sona eren haftada toplam 26,03 milyar dolarlık net giriş elde etti. Bu miktar, 8 Temmuz’dan bu yana görülen en yüksek haftalık seviyeye işaret etti.
Kısa vadeli tahvil fonları 9,36 milyar dolarlık net sermaye girişiyle son üç ayın en güçlü haftalık performansını sergiledi. Devlet tahvili fonlarına 4,65 milyar dolar, kredi katılım fonlarına ise 1,89 milyar dolarlık net yatırım aktarıldı.
Altın fonlarına giriş serisi dört haftaya ulaştı
Emtia fonlarında altın ve diğer değerli metallere yönelik yatırımcı talebi devam etti. Altın ve değerli metal fonları, üst üste dördüncü haftada da net sermaye girişi kaydederek 1,41 milyar dolar yatırım çekti.
Enerji fonlarına da aynı dönemde 269 milyon dolarlık net giriş gerçekleşti.
Gelişmekte olan piyasa tahvil fonları yeniden yatırım çekti
Gelişmekte olan piyasalara odaklanan tahvil fonları, önceki hafta kaydedilen 1,86 milyar dolarlık net çıkışın ardından toparlanarak 1,48 milyar dolarlık net sermaye girişi sağladı.
Buna karşın gelişmekte olan piyasa hisse senedi fonlarından 752 milyon dolarlık net çıkış yaşandı. Böylece bu fon kategorisindeki net çıkış eğilimi beşinci haftaya taşındı.
Lipper’ın 27 bin 895 fonu kapsayan verileri, küresel yatırımcıların hisse senetlerine kıyasla para piyasası fonları ve sabit getirili yatırım araçlarına daha fazla ağırlık verdiğini gösterdi.












