Yardeni Research, küresel hisse senedi stratejisinde değişikliğe giderek ABD dışındaki piyasalara yönelik ağırlığını azalttı ve ABD hisselerine ilişkin pozisyonunu artırdı. Gelişen piyasalardaki yükselişin sınırlı sayıda yapay zeka şirketine dayanması, Avrupa’daki mali sorunlar ve Orta Doğu’daki jeopolitik belirsizlikler, kararın başlıca nedenleri arasında gösterildi.
Küresel yatırım stratejisinde yeni dönem
Ed Yardeni ve Toby Hearst tarafından 18 Ekim 2026’da yayımlanan raporda, kurumun küresel piyasalara odaklanan “Go Global” stratejisinin ağırlığı, piyasa üzeri seviyeden piyasa ağırlığına indirildi. ABD piyasalarını önceleyen “Stay Home” stratejisinin ağırlığı ise Piyasa altı seviyeden piyasa ağırlığına çıkarıldı.
Yardeni Research, ABD dışındaki şirketlerin kâr performansının güçlü seyrini koruduğunu belirtirken, gelişmekte olan ülke borsalarındaki yükselişin az sayıda yapay zeka odaklı hisseye bağlı olduğuna dikkat çekti.
Güney Kore borsasında geçen hafta görülen sert satışların, piyasa yükselişinin belirli hisselerde yoğunlaşmasından kaynaklanan kırılganlığı gözler önüne serdiği ifade edildi.
Avrupa ve Çin ekonomilerine yönelik endişeler öne çıktı
Raporda, Fransa’nın mali sorunlarının Avrupa ekonomileri üzerinde baskı oluşturabileceği değerlendirilirken, Çin ekonomisinin büyük ölçüde ihracata bağımlı bir yapıya sahip olduğu vurgulandı.
Orta Doğu’daki savaşın, ABD’de 3 Kasım’da gerçekleştirilecek ara seçimlerden önce ya da sonra yeniden şiddetlenebileceği öngörüsüne de yer verildi. Böyle bir gelişmenin petrol fiyatları, enflasyon ve faiz oranlarının yüksek seviyelerde kalmasına neden olabileceği belirtildi.
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizinde 16 baz puanlık gerileme
Yardeni Research, küresel tahvil piyasalarında bir süredir devam eden satış baskısının geçen hafta durakladığını bildirdi. Kurumun izlediği sekiz büyük tahvil piyasasının tamamında faiz oranları düşerken, en belirgin gerileme ABD tahvillerinde kaydedildi.
ABD’nin 10 yıllık Hazine tahvili faizi 16 baz puanlık düşüşle yüzde 5,08 seviyesine indi. Söz konusu gerilemenin, eylül ayında ABD tüketici fiyatlarının yıllık yüzde 3,7, üretici fiyatlarının ise yüzde 6,3 yükselmesine rağmen yaşanması dikkat çekti.
Raporda, tahvil faizlerindeki düşüşün yatırımcıların mevcut getiri seviyelerini uzun vadeli enflasyon beklentilerine kıyasla cazip bulduğuna işaret edebileceği değerlendirildi.
Fransa’nın mali risk primi yüksek seviyelerde
Fransa ile Almanya’nın 10 yıllık devlet tahvili faizleri arasındaki farkın yaklaşık 137 baz puanda seyrettiği ve yakın dönemin yüksek seviyelerine yakın kaldığı aktarıldı.
İtalya, Yunanistan, İspanya ve Portekiz’in tahvil faiz farklarının ise eylül ayı sonundaki zirvelerine kıyasla bir miktar gerilediği belirtildi.
Yardeni Research, Fransa kaynaklı risklerin diğer Avrupa tahvil piyasalarına yayılmasının şimdilik hafiflediğini, ancak ülkenin kendi mali risk priminin yüksek seviyesini koruduğunu kaydetti.
Raporda ayrıca Fransa Ulusal Meclisi’nin 2027 bütçesine ilişkin görüşmelere 13 Ekim’de başladığı hatırlatıldı. Ülkede devam eden toplumsal huzursuzlukların da ekonomik ve mali görünüm üzerindeki riskleri artıran unsurlar arasında yer aldığına dikkat çekildi.












