Perşembe, Ekim 15, 2026
No Result
View All Result
G24 HABER
G24 Borsa: 24 Saat Borsa
No Result
View All Result
  • GUNDEM
  • BORSA
  • EKONOMİ
  • HALKA ARZ
  • PİYASALAR
  • DÖVİZ
  • HİSSE SENEDİ
  • SPOR
  • FINANS
  • GUNDEM
  • BORSA
  • EKONOMİ
  • HALKA ARZ
  • PİYASALAR
  • DÖVİZ
  • HİSSE SENEDİ
  • SPOR
  • FINANS
No Result
View All Result
G24 Borsa: 24 Saat Borsa
No Result
View All Result
Home GUNDEM

Ekrem İmamoğlu’ndan tanık talebi: Kılıçdaroğlu’nu mahkemeye çağırdı

Global Media by Global Media
15 Ekim 2026
in GUNDEM, Haberler, MANŞET
0
Ekrem İmamoğlu’ndan tanık talebi: Kılıçdaroğlu’nu mahkemeye çağırdı
325
SHARES
2.5k
VIEWS
FacebookTwitterWhatsappTelegramE-Posta

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik açılan, 53’ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı davada duruşmalar 99’uncu gününde devam ediyor. Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde görülen davada, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, dün başladığı savunmasının ikinci bölümünü bugün mahkeme heyetine sunuyor.

İmamoğlu, savunmasında yalnızca hakkındaki suçlamalara yanıt vermekle kalmadı; CHP’nin 38. Olağan Kurultayı, cumhurbaşkanlığı adaylığı için fon oluşturulduğu iddiası, 19 Mart operasyonları, fon soruşturması ve yargı mensuplarına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Duruşmayı YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, avukatlar ve çok sayıda izleyici takip ediyor. Silivri’ye gelen Özel’i Dilek İmamoğlu karşıladı.

ARANIN ARDINDAN İMAMOĞLU SAVUNMASINA DEVAM ETTİ: DENETİM RAKAMLARINI AÇIKLADI

İBB davasında verilen aranın ardından Ekrem İmamoğlu ve diğer tutuklu sanıklar yeniden duruşma salonuna getirildi. Salondaki izleyicilerin alkışları eşliğinde yerini alan İmamoğlu, savunmasına belediye başkanlığı döneminde gerçekleştirilen denetimlere ilişkin verileri paylaşarak devam etti.

Beylikdüzü Belediye Başkanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemlerinde hesap verebilirliği esas aldığını belirten İmamoğlu, kamu görevlilerinin denetlenmesinin önemine vurgu yaptı.

“Hesap vermek bir kamu görevlisinin en asli görevidir. Hesap vermekten geri durmak aklımızın ucundan dahi geçmez” diyen İmamoğlu, görev yaptığı dönemlerde belediyenin yıllık faaliyetlerini kamuoyuna açıkladığı toplantıları düzenli hale getirdiğini anlattı.

İBB Meclisi toplantılarının 2019 yılından itibaren canlı yayımlanmaya başladığını hatırlatan İmamoğlu, “Milletimiz de demek ki izlemek istiyor, görmek istiyor, şeffaflığı talep ediyor” ifadelerini kullandı.

İMAMOĞLU DENETİM SAYILARINI TEK TEK AÇIKLADI

İBB ve bağlı iştiraklerinin kendi yönetimi döneminde önceki beş yıllık sürece kıyasla çok daha yoğun denetimlere tabi tutulduğunu savunan İmamoğlu, mahkemede dikkat çeken rakamlar paylaştı.

İmamoğlu’nun aktardığı verilere göre İçişleri Bakanlığı müfettişleri ve kontrolörleri tarafından gerçekleştirilen denetim sayısı önceki dönemde 115 iken kendi döneminde 1042’ye yükseldi. Sayıştay denetimlerinin sayısı ise 5’ten 82’ye çıktı.

İmamoğlu, belediye iştiraklerinde önceki dönemde gerçekleştirilmediğini belirttiği Ticaret Bakanlığı, vergi ve Çalışma Bakanlığı müfettişlerinin denetimlerinin kendi görev süresinde 378 kez yapıldığını söyledi. Savcılık soruşturmalarının sayısının da sıfırdan 26’ya yükseldiğini ifade etti.

Denetimlerin artmasından rahatsızlık duymadıklarını belirten İmamoğlu, yapılan incelemelerde kamu zararı tespit edilmediğini savunarak şu açıklamayı yaptı:

“Bunun neredeyse 11 kat daha fazlasını biz kendi dönemimizde yaşadık. Bundan da hiç şikâyet etmedik. Öf demedik, uf demedik. Bir tek yerde bizim şikâyetimizi bulamazsınız. Ama şikâyet ettiğimiz şu oldu: Yalanla, dolanla, iftirayla eğer bir mekanizma işletilmişse elbette o zaman şikâyetlerimizi dile getirdik. İki ayrı özel ve genel teftişin sonucunda hiçbir kamu zararı tespit edilmedi”

“TEK BİR KURUŞ KAMU ZARARI TESPİT EDİLEMEDİ”

Savunmasının devamında belediyeye yönelik geçmiş soruşturmaları da hatırlatan İmamoğlu, pandemi döneminde yapılan yardımlar, Fatih Sultan Mehmet tablosunun satın alınması, İstanbul Vakfı’nın faaliyetleri ve belediye kreşleri nedeniyle de incelemelerle karşı karşıya kaldıklarını anlattı.

İmamoğlu, eski İçişleri Bakanı’nın İBB, İSKİ ve İETT bünyesine 557 terör bağlantılı kişinin işe alındığı yönündeki açıklamalarını da gündeme taşıdı.

İddiaların ve soruşturmaların belediye yönetimi üzerinde baskı oluşturmak amacıyla kullanıldığını savunan İmamoğlu, tüm denetimlere rağmen kamu zararı tespit edilemediğini ileri sürdü.

İmamoğlu, mahkemedeki açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Ancak biz bunlardan yine geri durmadık, onlar sordu, ben cevapladım. En acısı ise şu, hatırlarsınız bize gerçekten bir saldırıyla İBB, İSKİ ve İETT iştiraklerine 557 teröristin işe aldığımı çıktı bir İçişleri Bakanı, böyle masaya vurarak mecliste konuşma yaptı. Tekrar ifade edeyim, bu kadar soruşturma, bu kadar denetim, bu kadar kurumun içine kasıtlı bir şekilde yollanan birtakım görevliler olmasına rağmen, gururla ifade ediyorum, buradaki arkadaşlarım ve burada olmayan arkadaşlarım vasıtasıyla, tek bir kuruş kamu zararı tespit e-di-le-me-di. Nokta.”

İMAMOĞLU’NUN SAVUNMASINA ARA VERİLDİ

İBB davasının 99’uncu gününde Ekrem İmamoğlu’nun mahkeme heyeti karşısındaki savunması devam ederken duruşmaya günün ilk arası verildi.

İmamoğlu, ara öncesinde CHP’nin kurultay sürecine yönelik suçlamalardan cumhurbaşkanlığı adaylığı için oluşturulduğu öne sürülen fona kadar iddianamede yer alan birçok başlığa yanıt verdi.

İMAMOĞLU KILIÇDAROĞLU’NUN MAHKEMEDE DİNLENMESİNİ İSTEDİ

Savunmasının dikkat çeken bölümünde CHP’yi ele geçirmek amacıyla hareket ettiği yönündeki suçlamaya tepki gösteren İmamoğlu, siyasi parti içerisindeki demokratik mücadelenin suç gibi gösterildiğini savundu.

İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Ben kendi partimi ele geçirmişim. Bir insan kendi evine hırsız olarak giriyor yani. Bir partinin üyesi o partide söz sahibi olmak ister, delegesini ikna etmek ister, kurultayı da kazanmak ister. Buna dünyanın her yerinde siyaset denir ama bu iddianameye örgüt amacı diye yazılıyor”

Cumhurbaşkanlığı adaylığı için 2 milyar dolarlık fon oluşturduğu iddiasını da kesin bir dille reddeden İmamoğlu, seçimlerde aldığı oyları hatırlattı:

“Benim aklımdan ne 2 milyar geçti ne 2 milyar dolar geçti ne de 2 milyar dolarlık fon geçti. Benim bildiğim sandıkta milletin oyu lazımdır. Bağcılar, Bahçelievler, Esenler, Sultanbeyli’ye gittim. 2024 seçimlerinde 39 ilçenin 32’sinde birinci oldum.”

İddianamede Beylikdüzü’nde cumhurbaşkanlığı adaylığı için sermaye toplamak amacıyla örgüt kurulduğu suçlamasına da değinen İmamoğlu, etkin pişmanlıktan yararlanan Adem Soytekin’in ifadesinin dayanak gösterilmesine karşı çıktı. Soytekin’in mahkemedeki savunmasında ilgili anlatımı bir şablon olarak nitelendirdiğini belirterek şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanlığı için kurulduğu söylenen örgütün kuruluş belgesi, onu imzalayan adamın önüne konmuş ve bir şablon çıktı. Gerçekten bu yazılan şey siyasal bir kurgu”

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda delegelerin Özgür Özel lehine oy kullanmaları için satın alındığı suçlamasını da gündemine alan İmamoğlu, iddianamede somut isim ve ödeme bilgisi bulunmadığını savundu.

“Bir delegenin adı var mı? Kaç para verilmiş? Kime, nerede, hangi gün, hangi elden? Yok. Yüzlerce delegenin oy verdiği bir kurultay, iddianame hepsine ‘satın alınmış’ diyor. Bir tanesinin ismi yok. Özgür Özel 812, Kemal Kılıçdaroğlu 536 oy aldı. Oylar sandıktan sayılarak çıktı, tutanağa yazıldı. O tutanak belgedir. Karşısında adı olmayan bir satın alma var”

İmamoğlu, kurultay tartışmalarının parti içi iradeyi hedef aldığını öne sürerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Burada bilinsin ki delegeyi satın alan yok. Delegenin iradesini mahkeme kararıyla silmeye çalışan bir iktidar zihniyeti var”

KILIÇDAROĞLU’NA DOĞRUDAN ÇAĞRI

Savunmanın en dikkat çekici anlarından biri ise CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alınmasıyla ilgili suçlamalar gündeme geldiğinde yaşandı.

İmamoğlu, mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun söz konusu süreç hakkında bilgi sahibi olduğunu savunarak mahkemede tanık olarak dinlenmesini talep etti.

“İddianamede CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın satın alınmasına ilişkin suçlama için Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkemede tanık olarak dinlenmesini talep ediyorum. Benim gözümün önünde, o dönemin genel başkanına, Kemal Kılıçdaroğlu’na bu olayın, buranın nasıl alınacağı anlatıldı. İl başkanı anlattı. Tek bir sesi itirazı olmadı. Şu an her konuya yorum yapıyor ancak il binası suçlamasına iki kelam edecek edemiyor. Ayıptır ya. Bu bina gökten zembille mi indi?”

İMAMOĞLU’NDAN CASUSLUK DAVASI VE ÖRGÜT ŞEMASINA TEPKİ

İmamoğlu, savunmasında tutuklu bulunduğu casusluk davasını ve İBB iddianamesindeki örgüt şemasını da eleştirdi.

İş insanı Hüseyin Gün üzerinden kendisine yöneltilen suçlamalara tepki gösteren İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Devletin görev verdiği bir insan, devlet adına toplantılar düzenlemiş. Bugünün istihbarat başkanıyla toplantılarda bir arada olmuş. Bana, vefat eden manevi annem diye tarif ettiği hanımefendiyle geldi diye ve beş dakikada bir fotoğraf çekildi diye bir duruşmamız var, casusluk davası ve ben oradan da tutukluyum. Bir de benim buradaki davanın örgüt yöneticisi.”

İddianamede seçim sonuçlarının dış müdahalelerle belirlendiği yönündeki ifadeye de karşı çıkan İmamoğlu, şunları söyledi:

“Bu iddianamenin en ağır, çirkin cümlesi iddianamede yazıyor. ‘Seçim sonucunu ajanlar belirlemiştir’ diyor”

İstanbul’un Şişli, Üsküdar, Beylikdüzü, Esenyurt, Eyüpsultan, Bakırköy, Sancaktepe, Kadıköy ve Çekmeköy ilçelerinde kendisine bağlı adayların gösterildiği; Büyükçekmece, Küçükçekmece ve Tuzla belediye başkanlarının ise kendisine tabi kılındığı yönündeki suçlamaları da reddetti.

İmamoğlu, belediye başkanlarının siyasi birikimlerinin yok sayıldığını savundu:

“Burada koca koca insanlar, isimler, hayatı, geçmişleri olan, birikimleri olan insanlar var. Siyasi geçmişleri birçoğunun benden de fazla. Onlara hakaret edercesine… Belge yok, bir şey yok”

İMAMOĞLU’NDAN İKTİDARA: SİYASET YAPMAYI UNUTTUN

İBB iştiraklerinin yerel seçim döneminde belediye başkan adaylarına araç, personel ve baskı desteği sağladığı iddialarını da yanıtlayan İmamoğlu, suçlamalarda somut ayrıntı bulunmadığını söyledi.

“Hangi araç, plakası ne, hangi personelin adı ne belli değil. Hangi tarihte hangi adaya hangi faturayla? İddianamede tek bir somut örnek yok. Fotokopi diyorlar, fotokopinin sayısı bile yok”

Kamu kaynaklarının geçmiş seçimlerde AKP’li siyasetçiler lehine kullanıldığını ileri süren İmamoğlu, Binali Yıldırım’ın adaylığı döneminde kendisine belediye tarafından 10 makam aracı tahsis edildiğini öne sürdü.

“Bunu belgeleriyle burada ortaya koyduk, yine koyacağız”

İmamoğlu ayrıca 2024 yerel seçimlerinde İstanbul’daki AKP’li belediyelere Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından 45’er milyon lira gönderildiğini iddia etti.

Kendi görev döneminde belediye kaynaklarının belirli vakıf ve derneklere ayrıcalıklı biçimde kullandırılmadığını savunan İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Ekrem İmamoğlu, bir tek derneğe yakın olduğu, ilişkili olduğu bir tek vakfa bedelsiz, hukuksuz, kanunsuz veya kanuna uygun vermiş mi, bir baksınlar. Vermedi”

Geçmişte İstanbul’daki büfelerin bazı kişilerin yakınlarına verildiğini öne süren İmamoğlu, kendi dönemindeki uygulamaları da anlattı:

“Ekrem İmamoğlu bir tane vermedi yedi senedir, altı senedir. Kamunun malını kimseye peşkeş çekmeden, alnımın akıyla altı yıl bu millete hizmet ettim, gurur duyuyorum”

İmamoğlu, ardından doğrudan iktidarı hedef aldığı konuşmasında seçim sonuçlarını hatırlatarak şu sözleri sarf etti:

“Ekrem İmamoğlu’na karşı ne kadar fon biriktirirsen biriktir kazanamayacaksın, kazanamadın. 3 tane Beylikdüzü’nde kaybettin, 3 tane de İstanbul’da kaybettin. Bundan sonra da kaybetmeye mahkûmsun. Sen siyaset yapmayı unuttun, milletten uzaklaştın, parayla her şeyi yaparım zannediyorsun. Ama bu millete sökmez. Millet sandıkta karar verecek. Bu millet sandıkta karar verecek. Bu sökmedi işte. O para yolladığın ilçelerin 24’ünün 11 tanesini kazandık, 13 tanesi kaldı. Onun için somut belge böyle olur. Laf, yaz geç. İşte bu iddianame değil, yaz geç. Nasıl olsa şey gözaltı kararları verilmiş, tutuklama kararı verilmiş. Ne yazarsan yaz!”

İMAMOĞLU’NDAN TARİHİ DAVALAR ÜZERİNDEN SERT MESAJ

Savunmasının devamında 19 Mart operasyonlarını bir darbe girişimi olarak nitelendiren İmamoğlu, Türkiye’nin geçmişindeki askeri müdahaleleri ve siyasi davaları hatırlattı.

Adnan Menderes, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan hakkında verilen idam kararlarına değinen İmamoğlu, bugünkü yargılamaların da tarih önünde değerlendirileceğini savundu.

İmamoğlu’nun açıklaması şöyle:

“Bu ülke darbeleri tanır, tankla yapılanı da tanır, muhtırayla yapılanı da tanır. O 19 Mart’ta millet yeni bir şey tanıdı. Adliye koridorlarında yürütülen bir darbe. Ve ben o manzarayı gördüm. Birazdan anlatacağım. O binlerce, onlarca ilden İstanbul’a getirilmiş benim polis kardeşlerimin gözlerindeki acıyı, o adliyenin koridorlarında gördüm. O koridorlarda bile binlerce polis vardı. Halbuk ki tek başına ben oradaydım ya. Bir de yanımdaki 150 arkadaş. Binlerce polis. On binlercesi dışarıda.

Adliye koridorlarında yürütülen o darbeyi birkaç kata sıkıştırıp, aylarca her yönüyle yandaş medya başta olmak üzere delik deşik olan bu soruşturma dosyası sadece savunmaya kapalı tutuldu. Demokrasi tarihimiz bu tür mücadelelerin verilmiş ve verilmiş bir tarihtir. Onun için bu millet darbeleri bilir. Kazanılan hiçbir hak da bedelsiz kalmadı. Yassıada’da, 12 Mart’ta, 12 Eylül’de, 28 Şubat’ta mahkemelerinde nice masum insan ağır bedel ödemiştir bu ülkede. Taraflar değişti, sanıklar değişti ama sonuç hiç değişmedi.

Bir türlü de akıllanmıyoruz ya. Bir türlü de akıllanmıyoruz yahu. Erki eline alan, ‘Ya bu hatalar yapılmıştı, ben bu ahlakça hataları yapmayayım’ diyemedi ya. Niye diyemedi? Toplum vicdanında lanetlenen mahkeme kararlarını tarih yazdı. Adnan Menderes’e, Fatin Rüştü Zorlu’yu, Hasan Polatkan’a idam cezası verenler bugün nasıl anılıyor bir baksınlar. Gencecik Deniz Gezmiş’e, Yusuf Aslan’a, Hüseyin İnan’a idam cezası verenler nasıl anılıyor dönüp bir tarihe baksınlar.

Tarih o davaları yargıladı ve hükmü sanıklara değil, hakimlere ve hakim güçlere çatır çatır verdi. Bu millet, onları yerin dibine gömdü. Dün 27 Mayıs’ta Yassıada’da, 12 Eylül ve parti kapatmada ya da 28 Şubat’ta, bugün 19 Mart ve 21 Mayıs Silivri’de aynı yöntemler, ister asker uygulasın ister sivil fark etmez, bunun hukuk devletinde yeri yasak yöntemlerdir. Bunlar darbe yöntemleridir. Tarih o davaları nasıl yargıladıysa, bu davayı da öyle yargılayacak. Hatta şu anda yargılıyor. İddia ediyorum o askeri darbelerde tanklarla yapılan darbelerden daha vahşi uygulamalar yapıyor. Bu millet, bu dönem yapılanları daha vahşi yargılayacak.”

FON KRİZİ ÜZERİNDEN İKTİDARA ÇAĞRI: GİDİN FONA ODAKLANIN

İmamoğlu’nun savunmasında öne çıkan başlıklardan biri de Türkiye’nin gündemindeki fon soruşturması oldu.

İBB davasında aylardır somut delil ortaya konulamadığını savunan İmamoğlu, fon krizinin bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini söyledi. Meclis’te mal varlıklarının araştırılması ve fon soruşturması için komisyon kurulmasına yönelik önerilerin Cumhur İttifakı tarafından reddedildiğini hatırlattı.

İmamoğlu, iktidara yönelik eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:

“Geldiğimiz duruma bak. Neyi konuşuyoruz burada? 7 aydır ne konuşuyoruz burada? De-di-ko-du. İddia makamı ne sorabildi? Hiçbir şey. Sınıfta kaldılar, sefil oldular. Ne sordu? Bir şey gösterdi mi size? Gördünüz mü? Görmediniz, göremeyeceksiniz. Çünkü yok.

Gidin fona odaklanın, fona. Ona odaklanın. Gösterdiğinizi zannediyorsunuz. Dökün her şeyi ortaya. Benim mensubu bulunduğum parti, iki defa önerge verdi. Ne dedi? ‘Herkes malının, mülkünün hesabını versin. Yargıçlar, hâkimler, savcılar dâhil. Bakanlar, milletvekilleri dâhil, belediye başkanı. Benim zaten malım mülküm belli, gizlim saklım yok. Herkes malını mülkünü ortaya koysun ya. Koysun! ‘Hesap verelim’ dedi iki defa. Ne oldu? Cumhur İttifakı reddetti. Ne dediler? ‘Ya arkadaş, fon için komisyon kuralım. Hep beraber sorgulayalım.’ Ne oldu? Cumhur İttifakı ret. Korkan ret verir mi? Korkan böyle konuşur mu?

Dün izledim. Evvelsi gün Meclis’te Yeni Yol Grup Başkanvekili, ‘Belediyeler için de komisyon kurulsun, foncular için de komisyon kurulsun, araştırılsın, yargılama usulleri de sorgulansın’ dedi. Altına imza atıyorum. Zaten partim dedi, onun da altına imza atıyorum. Evet, verelim. Verelim hesap hep beraber. Veremezler. Veremezler, her tarafından pislik akıyor çünkü. Kümelenmişler bir avuç insan. İktidar falan değil, milleti aldatıyorlar. AK Partilileri aldatıyorlar birinci sırada. Sonra ortaklarını, sonra milleti aldatıyorlar. Bunun hesabını Allah huzurunda verecekler, bu ülkede bu yargı huzurunda verecekler. O bir avuç insan. Göreceğiz aldatanı.

Din simsarlarını hiç sevmem. Din tüccarlarından nefret ederim. Çünkü öyle kutsaldır ki Yaradan’a inanmak, ona bağlılık… Öyle kutsaldır ki Hazreti Peygamberimize inançla bakmak, onun tavsiyeleri. Ben öyle büyüdüm biliyor musunuz? Ben anacığımdan da öyle gördüm, babacığımdan da öyle gördüm, mahallemden de öyle gördüm, muhtelif Kuran kurslarına da gittim. Öğrendiğim kadarıyla ama daha çok kendi inancımı kendi hayatımla birleştirdim. Ve araya kimseyi sokmadım. Kimseyle de inancımın hesabını tutmadım.”

GÖZALTI GÜNLERİNİ ANLATTI: SAVCIYLA ARASINDA GEÇEN KONUŞMAYI AÇIKLADI

İmamoğlu, 19 Mart operasyonları sonrasında Vatan Emniyet Müdürlüğü’nde geçirdiği dört günü, savcılık sorgusunu ve tutuklanmasına uzanan süreci de mahkeme heyetine anlattı.

Emniyette tutulduğu koşulları sert sözlerle eleştiren İmamoğlu, savcılıkta yaşandığını öne sürdüğü bir diyaloğu ilk ağızdan aktardı.

İmamoğlu, kendisini sorgulayan savcının daha sonra Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürü olduğunu belirterek yargı mensuplarının kariyer süreçlerine ilişkin de eleştirilerde bulundu.

İmamoğlu’nun açıklamaları şöyle:

“Vahşi günle başladık Vatan Emniyet’te. Her şey yurttaşa kapatıldı. Ailemin, çocuklarımın gözlerinin önünde ben bunları yaşadım. Dört gün hücrede tutuldum. Gelenek hâline geldi, pislik yerde dört gün kalsınlar. Özellikle pis bir yer. Rezil kokuyor. Affedersiniz, sidik kokuyor. Affedersiniz, uyuşturucu kokuyor. Niye? ‘Bak biz Ekrem İmamoğlu’nu dört gün burada tuttuk arkadaş.’ Sonra gelenek yaptılar bunu, herkes için tuttular. Bak şart olsun ki foncuları tutmadılar orada.

Sonra yine Vatan Caddesi’nden adliyeye götürüldük, yollar kapatıldı. On binlerce polis yine sağda solda. Vatan’dan, Fatih’ten çıkana kadar ne sokakta araba görüyoruz ne caddede görüyoruz. Ey aziz milletim, böyle bir şey yok! Bunların filmi çekilecek. Onlar beceremeyecekler, prodüksiyonu bile beceremeyecekler.

Bunları yaşadım ben. Sonra savcıya çıktık. Önce ‘kent uzlaşısı’ davasında terör savcısıydı, sonra İBB davası ile ilgili savcıya çıktık. Kent Uzlaşısı ile ilgili birkaç şey oldu ve bitti. Ama Kent Uzlaşısı’ndan sonra İBB davası için çıktığımız savcı çok enterasandı. Karşılayışı bile enterasandı. Sorgusu da enterasandı. Zaten soru da yok da cevap da yok ama uğurlaması daha da enterasandı.

Bitti, ayaktayız, avukatlarım şahit. ‘Sayın Başkanım, bugün biz burada oturuyoruz, sizi yargılıyoruz; siz yarın Cumhurbaşkanı olursunuz, masanın bu tarafına geçersiniz, siz bizi yargılarsınız’ dedi. Döndüm kendisine dedim ki: ‘Ya siz kim, biz kim? Bu kafayla mı bizi yargılıyorsunuz?’ Bu savcı vatandaş şimdi Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürü. Ey büyük Allah’ım, memleketi koru Ya Rabbi! Sonra ‘Yok ben öyle demedim, bilmem ne demedim’ falan filan dedi. Saçının şeklini bile hatırlıyorum, neyi demedin? Ben o anı unutacak mıyım zannediyorsun? Bu hangi kafa? Bunun adı Cumhuriyet Savcısı. Ben bunu konuşmayacağım, öyle mi?

Ve hakim önüne çıkarıldık, tabii İBB davasında tutuklandık. Aynı hakim önüne terör davasında çıkarıldık yani Kent Uzlaşısı davasında. Valla anlatamıyorum ama kem küm bir şeyler söyledi ama daha vahimi iki duruşmada da çok kararlı bizi dinlemekten uzak, avukatlarımı da susturmaya çalışan zavallı bir zihniyet. Bu kadar söyleyeceğim. Ama daha kötüsü, kim ne ilişki kurar bilmem, bana iki davada karşısına çıktığım kişinin de eşi Adalet Bakan Yardımcısı oldu.

Ne güzel dünya değil mi? Bunların hepsi tesadüf olacak, Ekrem İmamoğlu da bunları anlatmayacak. Valla böyle bir kariyer planlaması bu ülkenin defterinde yazmıyor. Cumhuriyetin defterinde de yazmıyor. Yapılmışsa bile cezasını çekti. Sonra millet de onlara çektirdi.”

İDDİANAMEYİ HEDEF ALDI: BELGE BİZDE, DEDİKODU ONLARDA

İBB davasındaki suçlamaların somut kanıtlara dayanmadığını savunan İmamoğlu, mahkemeye sunulan belgeler üzerinden iddia makamını eleştirdi.

Savunma tarafında resmi yazışmalar, banka kayıtları, tapular ve kurum kararlarının bulunduğunu söyleyen İmamoğlu, iddianamede ileri sürülen suçlamaların yeterli delille desteklenmediğini öne sürdü.

“Bu dosyada tek bir banka dekontu yok, para izi yok, talimat yazısı yok, ses kaydı yok, görüntü yok, ‘Gözümle gördüm,’ diyen tanık yok. Ama arkadaşlarım ve benim tarafımda ise tapular var, faturalar var, noter belgeleri var. Açıklamalarda ada, parsel, proje var. Banka havaleleri var, Hazinenin izinleri var, Sosyal Güvenlik Kurumunun ‘borç yoktur’ yazısı var, İBB Meclisi’nin oy birliğiyle aldığı kararlar var, MAPEG Genel Müdürlüğünün yazdığı yazılar var, Enerji Bakanlığının aldığı kararlar var. Hepsi var! Öbür tarafta, miş mış muş var. Belge bizde, dedikodu onlarda. Bu davanın bütün hikayesi bu dört kelime: Belge bizde, dedikodu onlarda.”

İMAMOĞLU SALONA ALKIŞLARLA GİRDİ, SAVUNMASI BAŞLADI

İBB davasının 99’uncu gününde diğer tutuklu sanıkların ardından duruşma salonuna getirilen Ekrem İmamoğlu, izleyiciler tarafından alkışlarla karşılandı.

Salondaki izleyiciler, “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” ve “Özgür basın susturulamaz” sloganları attı.

İmamoğlu, savunmasının ikinci gününe İstanbul’da yaşanan sel felaketine değinerek başladı. Selde hayatını kaybeden iki kişi için başsağlığı dileyen İmamoğlu, yaşananların yalnızca aşırı yağışla açıklanamayacağını belirtti.

İstanbul’un uzun yıllardır karşı karşıya kaldığı plansız kentleşme ve yapılaşma sorunlarına işaret eden İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Temel mesele, yağmurun yere düştüğü kilogram veya altyapıyla tek başına izah edilemez. Temel mesele nüfus planlaması, kentleşme sorunuyla izah edilebilir. Derelerin, dere yataklarının, su havzalarının yapılaşması büyük bir sorundur”

Kentleşme sorunları ile hakkında yürütülen yargı süreci arasında bağlantı kuran İmamoğlu, şöyle devam etti:

“Bu davayla çok ilgilidir. Çünkü İstanbul; rant, yağma, imar artışı gibi konularla hayatımızı ne yazık ki yıllardır meşgul ediyor”

Sazlıdere Barajı çevresindeki yapılaşma projelerini de eleştiren İmamoğlu, bölgedeki nüfus artışı planlarının İstanbul’un su kaynakları üzerindeki etkilerine değindi:

“İstanbul’un en önemli su havzalarından birinin, yaklaşık 136 milyon metrekarenin, göz göre göre sadece bir tek imzayla yok edilmesi ve oraya 2 milyona yakın nüfus için hazırlık yapılması, bunun hiçbir teknik altyapısının olmaması. Şu anda orada kurulan şehirlerin kanalizasyonunun bile hangi arıtmaya gideceği belli değil”

İmamoğlu, sel felaketinin geçmişte alınan imar kararlarından bağımsız değerlendirilemeyeceğini savundu:

“Dün ağır bir yağış yağmıştır, 1986’dan bu yana 40 yılı aşan bir süredir en fazla yağış düşmüştür ama bugün yaşananların sorunu dündedir, bugün de değildir. Aynı akılla yollarına devam etmek isteyen bir zihniyetle mücadele eden bir belediye başkanı ve onun arkadaşları, onun teknik arkadaşları ağırlıklı olarak burada tutsaktır”

Ardından Halk TV’ye kayyum atanmasını, fon krizini ve İBB operasyonlarını aynı siyasi mücadele çerçevesinde değerlendiren İmamoğlu, şunları söyledi:

“Dünkü sel baskını da bizimle ilişkili. Halk TV’ye kayyum atanması da bizimle ilişkili. Fon soygunu, nasıl bizimle ilişkili olduğunu adım adım anlattım. İBB operasyonu zaten benimle ilişkili, yani kötülerle mücadelemizle”

İMAMOĞLU OPERASYON ÖNCESİNDE ALDIĞI DUYUMLARI ANLATTI

İmamoğlu, kendisine ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyon hazırlıkları hakkında 2024 yılının Mayıs ve Haziran aylarında duyumlar aldığını söyledi.

31 Mart 2024 yerel seçimlerinde alınan sonuçların ardından iktidarın İstanbul’a yönelik yeni bir süreç başlattığını savunan İmamoğlu, yaşananları şu sözlerle anlattı:

“İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik bir operasyon süreci başladı 19 Mart’ta. Dedim ya; esasen düzen 31 Mart 2024 itibariyle kuruldu. Beklemedikleri bir yenilgiyi aldılar. Beklemedikleri. Şok oldular. Ters yüz oldular, alabora oldular. Sayın Özgür Özel’in liderliğindeki siyasi mücadele muazzam bir zafer kazandı, millet adına. Bu zafer, 25 yıllık siyasi haritasındaki tek kaybı olmuştur AK Parti’nin. Dolayısıyla 2024’ün hemen sonrasında tetiğe basıldı. Süreç konuşulmaya başlandı. Kesemedikleri bu kulak, bunu duymaya başladı. Ne zaman? Mayıs, Haziran aylarında duymaya başladı: İstanbul’a ve sana gelecekler.

Ve biz, bu müdahalenin ilk yerinin, özellikle kurcaladıkları noktanın sonrasında bütün üyelerini değiştirerek ahmak davası ile ilgili istinafta kararı çıkartmayı başardıkları o davayla ilgilenmeleriyle öğrendik. Kapılarını nasıl aşındırdıklarını, oradaki insanları nasıl tehdit ettikleriyle öğrendik. 2024’ün Mayıs, Haziran aylarında ve akabinde yaz döneminde İstanbul’a bir başsavcı atanacağını, bunun bir bakan yardımcısı olacağını ve İstanbul’da bir operasyona başlanacağını, Temmuz’da Haziran’da duydum.

Ben bunu arşivi açın bakın bu kaygılarımı ve bu duyduklarımın karşısındaki sert cevabımı ya Ağustos sonudur ya Eylül başıdır, Sözcü TV’ye katıldığım bir programda alıp izleyin oradaki tepkimi göreceksiniz. Açın 2024 Ağustos sonu ya da Eylül başı. Ve bunu ben konuşmadım yargı çevresi bunu konuştu. Yargının üst düzey yetkilileri, İstanbul’da da Ankara’da bunu konuştu.

Ve bu duyduklarımın en yakın şahidi… Ki kendisiyle çok büyük bir uyum içerisinde millete hizmet yolunda and içmiş bir kimlikle Sayın Özgür Özel çok iyi bilir. Çünkü onunla bu süreçlerdeki hangi tespiti yakalamışsam paylaştım. Kendisi de biliyorlar. Evet Ekim’in başında siyasi görevden hukuksuz bir biçimde İstanbul’a atanan görevlendirilmiş kişi, İstanbul’daki mücadelesine, benimle olan mücadelesine başladı. Ve bu mücadele işte 19 Mart’a gelene kadar Esenyurt’la birlikte kendini göstermeye başladı.”

AKIN GÜRLEK İLE GÖRÜŞME TALEBİNİ AÇIKLADI

İmamoğlu, savunmasının devamında Adalet Bakanı Akın Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevine atanmasının ardından kendisiyle görüşmek istediğini anlattı.

Görüşme talebinin uzun süre karşılık bulmadığını öne süren İmamoğlu, randevunun Esenyurt Belediyesi’ne yönelik operasyonun hemen öncesinde iptal edildiğini söyledi.

İmamoğlu, Gürlek ile arasında geçtiğini belirttiği telefon görüşmesini ve randevu sürecini şöyle aktardı:

“En fazla 23’ü, 24’ü Cumhuriyet Bayramı’ndan bir hafta önce bu günlerde tam iki sene önce. Telefonu bende yok, kendisine aradım. Ve kendisi telefonunu açtı, dedim ki: “Ben İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu.” Tanımıyorum çünkü telefonunu bir yerden aldılar protokolden. Çok çok tiz bir sesle “Buyurun efendim” dedi. Ben dedim: “Bu tür müdahaleleri görüyorum ve sizden randevu istedim bir hafta 10 gündür randevu vermiyorsunuz. Niçin vermiyorsunuz?” dedim. “Çok yoğunum.” “Bakın” dedim, “Sizi İstanbul Valisi ziyaret etti teamül gereği İstanbul Valisi’nden sonra ziyaret etmesi gereken kişi benim. İstanbul yargısının en fazla hizmet aldığı kurumdur İstanbul Büyükşehir Belediyesi. Buradaki yargı mensupları da bilir, savcısından hakimine, arabalarından tahsisli servislerine kadar başka hizmetlerine varıncaya kadar en çok hizmet aldıkları kurumdur.

Dedim “Ben sizi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak aramıyorum ha” dedim. “Ha demek yani yoğunsunuz, ben size gelip yarım saat ne oluyor ne bitiyor diye sohbet edip hayırlı olsun demekten başka bir niyetim yok.” “E bir iki hafta içinde hallederim.” Dedim: “Bak hala siz dalga geçiyorsunuz.” Yine o hiç unutmadığım kulağımda duran tiz sesiyle taklit yapmayacağım burada. “E ben hemen çözmeye…” “Çözmek değil bana ya dedim bu hafta randevu verin ya da vermeyin.” Bu kadar net.

Ve akabinde özel kalemle görüşerek bayağı ulaştılar bir açık iki gün ki hiç unutmuyorum çarşamba günü 30 Ekim’e randevu verdi. Saati de belli, kayıt da var. Ve 28 Ekim, 29 Ekim’de coşkulu Cumhuriyet Bayramı’nı kutladık. 30 Ekim sabahı o kişi Esenyurt Belediyesine operasyon yaptı. İşte ve bir gün önce de o randevuyu iptal etti. Talep ettim, bir gün sonra da Esenyurt’ta operasyon yaptı.

Bakın, bütün bunlar bir sistemli sistem, sistemli, örgütlü bir çalışmanın muamelesidir. Onun için kimse bize sistemden, örgütten bahsetmesin. Onun için tabii ki davanın kendisine geliyorum. Bunların hepsi o davanın bir parçası. Ama bunları bir sanık olarak yapmayacağım. Kendimi aklamak için de yapmayacağım. Çünkü aklanması gereken kişi ben değilim. Aklanması gereken birinci kişiyi biliyorum. İkinci kişiyi de biliyorum. Üçüncü kişiyi de biliyorum. Sıralamasını yaptım, isimlerini vermeyeceğim. En az benim kadar 87 milyon bu üç kişiyi tarifleyecektir. Aklanması gereken onlardır ve onlar olacak. Hem millet huzurunda, hem yargı huzurunda, hem yüce Yaradan huzurunda.”

İMAMOĞLU’NDAN ÇOK SERT SÖZLER: SİZ TÜRK MİLLETİNE İHANET ETTİNİZ

Savunmasının bu bölümünde ses tonunu sertleştiren İmamoğlu, 19 Mart sabahı evinin önüne yüzlerce polis gönderilmesini eleştirdi.

Gözaltına alınmasının bir güç gösterisine dönüştürüldüğünü savunan İmamoğlu, yargı sürecinin siyasi amaçlarla yürütüldüğünü öne sürdü.

İktidara seslenen İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Zifiri karanlıkta evimin kapısına yüzlerce polis geldi, yüzlerce. Ve 5-6 kademe, 5-6 kademe canım polisimizi kapıya dizdiler. Kim? Koltuğunu sağlama almak isteyen bir kişi ve onun aparatı. Ev bastılar! 15,5 milyon insanın cumhurbaşkanı adayı olarak istediği insanın, 16 milyon insanın koca kadim İstanbul’u emanet ettiği insanın kapısına dayandılar. Diyorlar ki ‘Savunma yap.’ Ne savunması ya? Boynunuzu aşağı eğin bu kararı alanlar. Siz Türk milletine ihanet etmiş insanlarsınız. Bu ülkenin insanlarına; demokrasiye, adalete, Cumhuriyete ihanet etmiş insanlarsınız.

Çağırdınız da gelmedik mi? Adaletten mi kaçtık? Sorgulamadan mı, hangi denetimden kaçtık? Elinizde ne var? Nereden kaçtık? Korkaklar! Randevu bile veremediniz. Telefonumuza bile bakamadınız. Korkaklar! Çok netim ben. Ciğerim yanıyor, bu milletin ciğeri yanıyor. İki elim yakalarında! Bu dünyada adalet önünde, öbür dünyada mahşerde iki elim yakalarında! Bunu bilsinler. Kin ve nefret taşımıyorum, hiç taşımadım ama bu millet için bunu yapacağım. Hayatım ne kadar varsa o kadar mücadele edeceğim.

Çocuklarımın önünde, 16 milyon İstanbullunun Belediye Başkanının kapısına yüzlerce polis… Niye? Bugün bir yandaş vasat basın demiş ki: ‘Ben dün şov yapmışım.’ Sizi şovmenler sizi, foncular sizi! Benim evim de barkım da belli. Benim gizli tapum yok. Gizli tapusu olanlar düşünsün. Benim her şeyim belli. Didik didik edin, her şeyim belli benim. Her şeyi belli olmayanlar kendini göstersin. Manşet: Şov… Şovu o sabah yaptılar. Niye biliyor musunuz? ‘Bak padişahım ben ne kadar güzel yaranıyorum sana. Bak sen öyle dedin ama ben daha iyisini yaptım.’ Bunları tarih gördü. Bu dalkavukları tarih gördü.”

DURUŞMA ÖNCESİNDE ÖZGÜR ÖZEL’DEN HALK TV TEPKİSİ

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel de İmamoğlu’nun savunmasını takip etmek için geldiği Silivri’de basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

İmamoğlu hakkında ortaya atılan çeşitli suçlamaların iddianamede yer almadığını savunan Özel, yargılama sürecine ilişkin eleştirilerini şu sözlerle dile getirdi:

“Biz o iddianameyi haklılığımızı kanıtlamak için, yargılanmak değil yargılamak için bekliyoruz demiştik. İddianame çıktı; KİPTAŞ’tan daireler verildi, cep telefonları dağıtıldı, parkelerin altından para çıktı denilen iddiaların hiçbiri yok”

Özel, Halk TV’ye kayyum atanmasının İmamoğlu’nun savunmasına başlamasıyla aynı döneme denk gelmesine de tepki gösterdi.

Kararın zamanlamasının tesadüf olmadığını savunan Özel, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkına vurgu yaptı:

“Allah’ın günü torbaya girdi de 590 gün sonra Ekrem İmamoğlu savunma kürsüsüne çıkmadan birkaç saat önce mi kayyum atadınız? Burada mesaj nettir: Ekrem İmamoğlu’na attığımız iftiraların altını dolduramadık, bunun yayınlanmasını istemiyoruz. Susturulan Halk TV değildir, susturulan halkın haber alma hakkıdır.”

KAYNAK: Haber Hürriyeti

Tags: çağırdıekremgundemİmamoğlu’ndankılıçdaroğlu’numahkemeyetalebitanık
Previous Post

ABD’de ÜFE verileri teknoloji hisselerini vurdu: Wall Street borsaları karışık açıldı

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Kategoriler

  • Analizler (18)
  • Basketbol (76)
  • BORSA (14.085)
  • Borsa Haberleri (11.614)
  • Borsa Şirketleri (76)
  • Borsa Terimleri (2)
  • Diğer (2)
  • DÖVİZ (1.430)
  • Döviz Haberleri (1.360)
  • Eğlence (2)
  • EKONOMİ (26.093)
  • Ekonomi Haberleri (16.298)
  • Emtia Haberleri (1.967)
  • FINANS (812)
  • Futbol (3.254)
  • Gezi (4)
  • Global (4.802)
  • GUNDEM (37.962)
  • Haberler (20.323)
  • HALKA ARZ (298)
  • HİSSE SENEDİ (635)
  • Kripto Haberleri (783)
  • MAGAZİN (135)
  • MANŞET (20.486)
  • Moda (1)
  • PİYASALAR (2.280)
  • Sağlık (9)
  • SANAT (20)
  • Şirketler (47)
  • SPOR (572)
  • TEKNOLOJİ (323)
  • Tv & Sinema (21)
  • Voleybol (58)
  • Yaşam (4)
Kızılay Web Banner 336X280

Son Haberler

Ekrem İmamoğlu’ndan tanık talebi: Kılıçdaroğlu’nu mahkemeye çağırdı

Ekrem İmamoğlu’ndan tanık talebi: Kılıçdaroğlu’nu mahkemeye çağırdı

15 Ekim 2026
ABD’de ÜFE verileri teknoloji hisselerini vurdu: Wall Street borsaları karışık açıldı

ABD’de ÜFE verileri teknoloji hisselerini vurdu: Wall Street borsaları karışık açıldı

15 Ekim 2026
Protesto! Herzog kürsüye geldi! Hakan Fidan salonu terk etti

Protesto! Herzog kürsüye geldi! Hakan Fidan salonu terk etti

15 Ekim 2026
Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin hayatını kaybetti

Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin hayatını kaybetti

15 Ekim 2026
Erdoğan’ın danışmanından seçim tarihi açıklaması

Erdoğan’ın danışmanından seçim tarihi açıklaması

15 Ekim 2026
ABD, İran’a karşı “tüm bombaların anası” GBU-43/B’yi mi kullanacak?

ABD, İran’a karşı “tüm bombaların anası” GBU-43/B’yi mi kullanacak?

15 Ekim 2026
Anadolu Otoyolu’ndaki zincirleme kaza! Üsküdar Belediye Başkan Vekili Gültekin yaralandı

Anadolu Otoyolu’ndaki zincirleme kaza! Üsküdar Belediye Başkan Vekili Gültekin yaralandı

15 Ekim 2026
Borsada 10 bankanın piyasa değeri 2.25 trilyon TL’ye ulaştı

Borsada 10 bankanın piyasa değeri 2.25 trilyon TL’ye ulaştı

15 Ekim 2026
Yabancılar borsada 248.2 milyon dolarlık satış yaptı

Yabancılar borsada 248.2 milyon dolarlık satış yaptı

15 Ekim 2026
Merkez Bankası rezervlerinde 4.2 milyar dolarlık artış

Merkez Bankası rezervlerinde 4.2 milyar dolarlık artış

15 Ekim 2026

Kategoriler

  • Analizler (18)
  • Basketbol (76)
  • BORSA (14.085)
  • Borsa Haberleri (11.614)
  • Borsa Şirketleri (76)
  • Borsa Terimleri (2)
  • Diğer (2)
  • DÖVİZ (1.430)
  • Döviz Haberleri (1.360)
  • Eğlence (2)
  • EKONOMİ (26.093)
  • Ekonomi Haberleri (16.298)
  • Emtia Haberleri (1.967)
  • FINANS (812)
  • Futbol (3.254)
  • Gezi (4)
  • Global (4.802)
  • GUNDEM (37.962)
  • Haberler (20.323)
  • HALKA ARZ (298)
  • HİSSE SENEDİ (635)
  • Kripto Haberleri (783)
  • MAGAZİN (135)
  • MANŞET (20.486)
  • Moda (1)
  • PİYASALAR (2.280)
  • Sağlık (9)
  • SANAT (20)
  • Şirketler (47)
  • SPOR (572)
  • TEKNOLOJİ (323)
  • Tv & Sinema (21)
  • Voleybol (58)
  • Yaşam (4)

Copyright © 2023 | www.globalmediaas.com.tr

Sayfalar

  • KUNYE VE İLETİŞİM
  • Gizlilik ve Çerez Politikaları
  • Üye ve Ziyaretçi Aydınlatma Metni
  • Ziyaretçi Aydınlatma Metni
  • Çalışan ve Stajyer Aydınlatma Metni
  • Müşteri Adayı KVKK Aydınlatma Metni
  • ABD borsaları yükselişle kapandı
  • ABD-İran gerilimi yeniden tırmanıyor
  • Amerikalılar altın satıyor, Asyalılar alıyor
  • Anasayfa
  • Anında Piyasa Hareketleri: En Güncel Borsa Haberleri ve Analizler
  • Arda Turan İspanya’da ‘vergi yüzsüzleri’ listesine girdi
  • Bakan Yumaklı açıkladı: Bir günde 67 yangın!
  • Beşiktaş’ın yeni transferi David Jurasek İstanbul’da
  • Beyoğlu’nda 24 saatlik etkinlik yasağı
  • BIST 100 haftalık bazda yüzde 2,19 değer kazandı
  • BİST’ten haftanın son gününde bir hisseye tedbir
  • Borsa haftayı yükselişle kapattı (27 Haziran 2025)
  • Borsaya yabancı akını! Haziranda rekor giriş
  • Buffett’an 6 milyar dolarlık ‘hayrına’ hisse satışı
  • Çalışan ve Stajyer Aydınlatma Metni
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan çiftçilere müjde yağmuru
  • Dursun Özbek’ten Osimhen açıklaması!
  • DYO Boya’dan grev açıklaması: Yüzde 97 zam teklif ettik
  • Erdoğan, deniz kazasında yaralanan Yalçın’ı ziyaret etti
  • Gizlilik ve Çerez Politikaları
  • HSK’dan yeni atamalar: Resmi Gazete’de yayımlandı
  • İşte BİST-100’ün hisse hisse haftalık performansı
  • KARDEMİR’den iki yeni yatırım
  • Kongre Trump’ı durduramadı: İran’a savaş yolu açıldı
  • KUNYE VE İLETİŞİM
  • Mansur Yavaş: Kılıçdaroğlu ile yeni görüşme olmayacak
  • Maydonoz Döner soruşturmasında yeni gelişme!
  • Müşteri Adayı KVKK Aydınlatma Metni
  • Narin davasında sıra dışı adım: Dara-2 görüntüleri 122 sayfalık raporla mahkemede
  • Piyasa Verileri
  • Rus gazı AB’ye ‘Türk’ etiketiyle satılacak
  • S&P 500 ile Nasdaq endeksleri zirveyi gördü
  • Şimşek: Tarıma 706 milyar TL, enerjiye dev sübvansiyon
  • Sıcaklıklar 40 dereceyi aştı! Ormanlar alev alev
  • SPK bazı tedbir ve uygulamaların süresini uzattı
  • Trump’tan Powell’a bir faiz eleştirisi daha: O aptalın teki
  • Türk Kara Kuvvetleri 2 bin 234 yaşında
  • Üye ve Ziyaretçi Aydınlatma Metni
  • Wall Street ve emlak sektöründe Müslüman başkan paniği
  • Yazarlar
  • Ziyaretçi Aydınlatma Metni

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.

No Result
View All Result
  • ABD borsaları yükselişle kapandı
  • ABD-İran gerilimi yeniden tırmanıyor
  • Amerikalılar altın satıyor, Asyalılar alıyor
  • Anasayfa
  • Anında Piyasa Hareketleri: En Güncel Borsa Haberleri ve Analizler
  • Arda Turan İspanya’da ‘vergi yüzsüzleri’ listesine girdi
  • Bakan Yumaklı açıkladı: Bir günde 67 yangın!
  • Beşiktaş’ın yeni transferi David Jurasek İstanbul’da
  • Beyoğlu’nda 24 saatlik etkinlik yasağı
  • BIST 100 haftalık bazda yüzde 2,19 değer kazandı
  • BİST’ten haftanın son gününde bir hisseye tedbir
  • Borsa haftayı yükselişle kapattı (27 Haziran 2025)
  • Borsaya yabancı akını! Haziranda rekor giriş
  • Buffett’an 6 milyar dolarlık ‘hayrına’ hisse satışı
  • Çalışan ve Stajyer Aydınlatma Metni
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan çiftçilere müjde yağmuru
  • Dursun Özbek’ten Osimhen açıklaması!
  • DYO Boya’dan grev açıklaması: Yüzde 97 zam teklif ettik
  • Erdoğan, deniz kazasında yaralanan Yalçın’ı ziyaret etti
  • Gizlilik ve Çerez Politikaları
  • HSK’dan yeni atamalar: Resmi Gazete’de yayımlandı
  • İşte BİST-100’ün hisse hisse haftalık performansı
  • KARDEMİR’den iki yeni yatırım
  • Kongre Trump’ı durduramadı: İran’a savaş yolu açıldı
  • KUNYE VE İLETİŞİM
  • Mansur Yavaş: Kılıçdaroğlu ile yeni görüşme olmayacak
  • Maydonoz Döner soruşturmasında yeni gelişme!
  • Müşteri Adayı KVKK Aydınlatma Metni
  • Narin davasında sıra dışı adım: Dara-2 görüntüleri 122 sayfalık raporla mahkemede
  • Piyasa Verileri
  • Rus gazı AB’ye ‘Türk’ etiketiyle satılacak
  • S&P 500 ile Nasdaq endeksleri zirveyi gördü
  • Şimşek: Tarıma 706 milyar TL, enerjiye dev sübvansiyon
  • Sıcaklıklar 40 dereceyi aştı! Ormanlar alev alev
  • SPK bazı tedbir ve uygulamaların süresini uzattı
  • Trump’tan Powell’a bir faiz eleştirisi daha: O aptalın teki
  • Türk Kara Kuvvetleri 2 bin 234 yaşında
  • Üye ve Ziyaretçi Aydınlatma Metni
  • Wall Street ve emlak sektöründe Müslüman başkan paniği
  • Yazarlar
  • Ziyaretçi Aydınlatma Metni

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.