PİYASALARDA PANİK DEĞİL, BİLGİ VE SAĞDUYU ÖN PLANA ÇIKMALIDIR
Sermaye piyasalarının sağlıklı ve etkin işleyebilmesi için düzenleyici çerçevenin öngörülebilirliği kadar, piyasa katılımcılarının davranışları ve piyasada güven ortamının korunması da büyük önem taşımaktadır.
28 Ağustos 2026 tarihli düzenleme sonrasında yaşanan fiyat hareketleri, yeni kurallara uyum sürecinin piyasa üzerindeki etkileriyle birlikte değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, uyum sürecinin henüz tamamlanmadığı ve portföylerin yeni sınırlara belirlenen geçiş takvimi içerisinde kademeli olarak uyarlanacağı dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle; Yatırımcılarımızı, portföy yönetim şirketlerimizi, halka açık şirketlerimizi, aracı kurumlarımızı ve tüm sermaye piyasası paydaşlarını sağduyulu hareket etmeye, resmî açıklama ve verileri esas almaya ve kısa vadeli fiyat hareketleri karşısında aceleci kararlar vermemeye davet ediyoruz.
Sermaye piyasalarının gücü yalnızca fiyat hareketleriyle ölçülemez. Şeffaflık, güven, likidite, kurumsal yönetim, etkin risk yönetimi, öngörülebilirlik ve yatırımcı güveni, sağlıklı bir sermaye piyasasının temel unsurlarıdır.
Son düzenlemelerin amaçları kadar, uygulamanın piyasa üzerindeki etkilerinin yakından izlenmesi de önem taşımaktadır. Geçiş süreci ve getirilen limitlerin piyasa işleyişi üzerindeki sonuçlarının değerlendirilmesi ve gerekli görülmesi hâlinde, düzenlemenin temel hedeflerinden ödün vermeksizin geçiş takvimi ve uygulama esaslarında piyasa istikrarını destekleyecek esnekliklerin değerlendirilmesi, finansal piyasaların sağlıklı işleyişine katkı sağlayabilir.
KISA VADELİ ÖNERİLERİMİZ
1. Düzenleme ve geçiş süreleri yeniden değerlendirilmelidir
Son yapılan düzenlemelerin piyasa üzerindeki etkileri dikkate alınarak, uyum sürelerinin daha uzun bir vadeye yayılması ve fonlarda öngörülen oran ve limitlerin yeniden değerlendirilmesi piyasa istikrarı açısından ele alınmalıdır.
2. Zor durumda bulunan fonlar için yeniden yapılandırma imkânları değerlendirilmelidir.
Likidite veya portföy yapısı nedeniyle güçlük yaşayan fonlar açısından, yatırımcıların menfaatlerini ve piyasa bütünlüğünü gözetmek üzere yeniden yapılandırma, birleştirme veya mevzuat çerçevesinde uygun diğer çözüm mekanizmalarının değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
3. Kamu gözetimi ve gerektiğinde destekleyici mekanizmalar güçlendirilmelidir.
Gelinen aşamada, piyasanın sağlıklı bir şekilde dengelenebilmesi için kamu otoritelerinin etkin gözetim ve denetimi ile gerektiğinde piyasa istikrarını destekleyici mekanizmaların değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Buradaki temel amaç, piyasa mekanizmasının yerine geçmek değil, sistemik risklerin ve yatırımcı güvenindeki kalıcı bozulmaların önlenmesidir.
4. Sürecin oluşumunda rolü bulunan kurum ve işlemler kapsamlı şekilde incelenmelidir.
Yaşanan gelişmelerin nedenlerinin objektif biçimde ortaya konulabilmesi amacıyla, süreçte rolü bulunan kurumların, fonların ve ilgili işlemlerin mevzuat çerçevesinde denetim ve kontrol süreçlerinin kapsamlı biçimde yürütülmesi önem taşımaktadır.
Bu incelemelerin amacı herhangi bir kurum veya piyasa katılımcısını peşinen sorumlu tutmak değil; risklerin hangi noktalarda oluştuğunu tespit etmek, varsa kontrol zafiyetlerini belirlemek ve benzer sorunların tekrarını önleyecek mekanizmaları geliştirmek olmalıdır.
ETKİN İLETİŞİM VE KOORDİNASYON GEREKLİDİR
Mevcut dalgalanmanın etkilerinin azaltılması ve piyasa güveninin korunması açısından; düzenleyici ve denetleyici kurumlar, portföy yönetim şirketleri, aracı kurumlar, halka açık şirketler ve diğer piyasa katılımcıları arasında etkin iletişim ve koordinasyonun güçlendirilmesi önem taşımaktadır.
Piyasanın tüm aktörlerinin, kısa vadeli fiyat hareketlerinin oluşturabileceği baskıların ötesinde, sermaye piyasalarının bütünlüğünü ve yatırımcı güvenini gözeten bir yaklaşım içerisinde hareket etmesi gerekmektedir.
YAPISAL DÖNÜŞÜM İHTİYACI
Bununla birlikte, yaşanan süreç sermaye ve finans piyasalarımız açısından daha geniş kapsamlı bir değerlendirme ihtiyacını da gündeme getirmektedir.
Türkiye sermaye piyasalarının derinliğinin, likiditesinin, kurumsal yatırımcı tabanının, ürün çeşitliliğinin ve yatırım danışmanlığı altyapısının geliştirilmesine yönelik yapısal adımların ele alınmasının yararlı olacağı düşünülmektedir.
Bu çerçevede, geçmiş yıllarda ilgili kurum ve yetkililerle paylaşılan öneriler arasında yer alan, başta “Bağımsız Yatırım Danışmanlığı” olmak üzere sermaye piyasalarının kurumsal yapısını geliştirmeye yönelik düzenleme önerilerinin yeniden değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Bugün ihtiyaç duyulan yaklaşım yalnızca mevcut dalgalanmanın etkilerini azaltacak kısa vadeli tedbirlerle sınırlı kalmamalıdır.
Kısa vadede piyasa istikrarını ve güvenini destekleyen adımlar ile uzun vadede sermaye piyasalarının yapısal dönüşümünü sağlayacak düzenlemelerin birlikte ele alınması, Türkiye finansal piyasalarının daha derin, güçlü, güvenilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasına katkı sağlayacaktır.
Yeni düzenlemeyle başlayan geçiş sürecinin sağduyu, şeffaflık, öngörülebilirlik, etkin iletişim ve piyasa gerçeklerinin gözetilmesi temelinde yönetilmesi; uzun vadede daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir sermaye piyasası yapısının oluşmasına katkıda bulunacaktır.
PİYASALARDA GÜVENİN KORUNMASI ORTAK SORUMLULUĞUMUZDUR.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur
BORSA UZMANLARI DERNEĞİ













