Orta Doğu’da enerji arzına yönelik riskler petrol fiyatlarını yeniden yukarı taşıdı. Suudi Arabistan’ın doğusundaki üretim merkezlerini Kızıldeniz’e bağlayan stratejik petrol boru hattının İHA saldırılarının ardından geçici olarak kapatılmasıyla Brent petrol 108 doların üzerine çıktı.
Uluslararası gösterge Brent petrolün kasım vadeli kontratı pazartesi günü yüzde 3’ün üzerinde değer kazanarak 108 dolar seviyesini aşarken, ABD tipi Batı Teksas petrolü de 103 dolar civarına yükseldi.
Brent’in 14 Ağustos’taki yaklaşık 88,5 dolarlık seviyesine kıyasla son bir aylık yükselişi yüzde 20’yi geçti.
SUUDİ ARABİSTAN HATTI DURDURDU
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Riyad ve Medine bölgelerinden geçen Doğu-Batı petrol boru hattının insansız hava araçlarıyla hedef alınmasının ardından sistemin ihtiyati tedbir olarak durdurulduğunu açıkladı.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı ise saldırılarda kullanılan İHA’ların Irak topraklarından fırlatıldığını, saldırıların yaralanmalara ve maddi hasara yol açtığını bildirdi. Irak yönetimi de saldırıların kendi topraklarından gerçekleştirildiğini doğrulayarak soruşturma başlattı.
Yaklaşık 1.200 kilometre uzunluğundaki ve Petroline olarak da bilinen hat, ülkenin doğusundaki Abqaiq bölgesinden Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu’ya kadar uzanıyor.
HÜRMÜZ’E ALTERNATİF EN ÖNEMLİ HATLARDAN
Doğu-Batı boru hattının stratejik önemi, Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik risklerinin artmasıyla daha da yükseldi. Suudi Arabistan, petrolünü Kızıldeniz üzerinden dünya pazarlarına ulaştırabilmek için son dönemde bu güzergâhı daha yoğun kullanıyordu.
Hattın günlük azami taşıma kapasitesi yaklaşık 7 milyon varil. Ancak bu rakam, hattın kapatılmasıyla küresel piyasadan doğrudan 7 milyon varil petrol çekildiği anlamına gelmiyor. AA’nın aktardığı verilere göre Yanbu üzerinden gerçekleştirilen fiili sevkiyatlar hattın teorik kapasitesinin altında bulunuyor.
BAB EL-MANDEB RİSKİ DE BÜYÜYOR
Petrol piyasalarındaki endişeyi artıran bir diğer gelişme de Yemen’de İran destekli Husilerin Bab el-Mandeb Boğazı çevresindeki ilerleyişi oldu.
Husilerin stratejik Perim Adası’nı ele geçirmesi, Kızıldeniz üzerinden yapılan enerji sevkiyatlarının güvenliğine ilişkin kaygıları artırdı. Böylece Suudi Arabistan’ın Hürmüz Boğazı’na alternatif olarak kullandığı Kızıldeniz güzergâhı da artan jeopolitik risklerin odağına yerleşti.
Hürmüz ve Bab el-Mandeb’deki güvenlik sorunlarının aynı dönemde artması, yatırımcıların petrol arzında yeni kesintiler yaşanabileceği endişesiyle enerji fiyatlarındaki risk primini yükseltmesine neden oluyor.












