İran savaşının sona ereceğine dair artan umutlar, yatırımcıların dolardaki pozisyonlarını değiştirmesine neden oldu. Ayrıca ABD Merkez Bankasının (Fed) olası faiz indirimlerine yönelik beklentiler de bu değişimi hızlandırdı.
Financial Times’ın haberine göre, ABD para birimi savaşın ilk günlerinde hızla değer kazanmıştı. Ancak dolar, mart sonundaki zirvesine göre yüzde 1,7 oranında değer kaybetti. Euro ise savaşın ilk haftalarında verdiği kayıpların neredeyse tamamını şimdiden geri aldı.
Güvenli liman cazibesi azalıyor
Yatırımcılar ve stratejistler, barış umutlarının doların önceki gücünü büyük ölçüde zayıflattığını belirtiyor. JPMorgan Küresel Döviz Stratejisi Eş Başkanı Meera Chandan, piyasalardaki mevcut durumu bir “gerilimi azaltma işlemi” olarak tanımlıyor. Chandan, “Savaşın başlangıcında tanık olduğunuz dolara yönelik güvenli liman talebinin bir kısmı kaybedildi” değerlendirmesinde bulunuyor.
Diğer yandan ABD-İran görüşmelerindeki belirsizlik sürüyor. Dolayısıyla petrol fiyatları da varil başına 100 doların üzerinde seyretmeye devam ediyor. Buna rağmen yatırımcılar, müzakere edilmiş bir çözümü en olası senaryo olarak değerlendiriyor. Beklentilerin bu yönde olması, genel piyasa oynaklığını da önemli ölçüde düşürdü. Nitekim euro-dolar paritesinde kurun yönüne dair bahislerin maliyetini gösteren üç aylık “risk dönüşümleri” (risk reversals) de savaşın ilk günlerinde dolar lehine seyrederken şu an yeniden nötr seviyelere yaklaşmış durumda.
Jefferies Baş Avrupa Ekonomisti Mohit Kumar da bu iyimser havayı destekliyor. Kumar, “Temel senaryomuz, pürüzlere rağmen bir anlaşmaya varmanın her iki tarafın da çıkarına olduğu yönünde olmaya devam ediyor” ifadelerini kullanıyor.
Gelişmekte olan piyasalar ve faiz indirimi beklentisi
ABD ile diğer büyük Batılı ekonomilerin birbirleriyle ayrışan para politikaları yeniden yatırımcıların odağı haline geldi. Avrupa’da yüksek enerji fiyatlarının faiz artırımlarına yol açması bekleniyor. Öte yandan piyasalar, Fed’in bu yıl faiz indirimine gitme ihtimalini fiyatlıyor.
BNY Kıdemli Piyasa Stratejisti Geoffrey Yu, gelişmekte olan piyasa dövizlerinde bir toparlanma olduğuna dikkat çekiyor. Yu’ya göre bu durum açıkça doların aleyhine gerçekleşiyor ve risk iştahının iyileştiğini gösteriyor. Bloomberg verileri de bu durumu destekliyor; savaşın başında en ağır darbeyi alan Güney Kore Wonu ve Güney Afrika Randı yüzde 2’nin üzerinde değer kazandı.
Yatırımcılar ayrıca, düşük maliyetle borçlanıp elde edilen fonun yüksek getirili varlıklara yatırılmasını öngören “carry trade” işlemlerine de geri dönüyor. Yu, yüksek faizli para birimlerine yönelen “getiri arayışındaki” bu sermaye akışlarının, Fed’in faiz indireceği yönündeki beklentilerle daha da ivme kazandığını ifade ediyor.
Siyasi gelişmeler ve uzun vadeli eğilimler
Söz konusu piyasa beklentileri, ABD Başkanı Donald Trump’ın daha düşük faiz oranları için Fed üzerinde kurduğu siyasi baskıyla da destekleniyor. Trump’ın Fed başkanlığı adayı Kevin Warsh, geçtiğimiz hafta ABD Senatosu’nda bir onay oturumuna katıldı. Warsh bu oturumda, yapay zekâ destekli üretkenliğin ABD’de daha düşük faiz oranlarının önünü açabileceğini savundu.
Warsh ayrıca Fed yönetiminin bağımsızlığına da vurgu yaptı. Fed başkanlığı adayı Trump’ın kendisinden hiçbir faiz kararı hakkında önceden bir taahhüt talebinde bulunmadığını belirtti.
Uzmanlar ise piyasalarda savaş öncesi dinamiklerin yeniden devreye girdiğine inanıyor. Beyaz Saray’ın istikrarsız politikaları yatırımcı güvenine darbe vururken, uluslararası yatırımcılar ABD varlıklarındaki risklerini azaltma arzusu taşıyor. Çatışmalar hafifledikçe bu unsurların dolar üzerinde baskı kurması muhtemel görünüyor. Bu beklentiler doğrultusunda Wall Street bankaları, euronun gelecek yıl mevcut seviyelerinden 1,20 dolara, sterlinin ise 1,38 dolara yükselmesini öngörüyor.
Vanguard Uluslararası Faiz Oranları Birimi Başkanı Roger Hallam, piyasanın yönünü şu sözlerle özetliyor: “Büyük resimdeki bu kalıcı güçlerin nihayetinde doları zayıflatmak yönünde baskı yaratacağını düşünmeye devam ediyoruz. Ancak yakın vadeli yönü çatışmalar belirleyecektir.”
