Borsalarda çift haneli düşüşlerin habercisi olan üç kritik faktörün tamamı 2026 yılında yeniden sahnede. MarketWatch’un haberinde yer alan bir analize göre, yatırımcıları endişelendiren bu tablo sadece kötü şansla değil, çok spesifik ekonomik ve jeopolitik nedenlerle açıklanıyor.
DataTrek kurucu ortağı Nicholas Colas, hisse senedi piyasalarındaki mevcut kırılganlığın son derece haklı gerekçelere dayandığını belirtiyor.
Tarihsel veriler ne söylüyor?
Colas, 1928’e kadar uzanan verileri inceleyerek S&P 500 Endeksi’nin %10 veya daha fazla değer kaybettiği 12 yılı analiz etti.
Bu sert düşüşlerin arkasında temel olarak üç etkenin yattığı görüldü: Resesyon, askeri çatışmalar ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) beklenmedik para politikası adımları. Geçmişteki bu 12 büyük düşüşün sekizinde başrolü oynayan resesyon, piyasaları en çok sarsan etken olarak öne çıkıyor.
Piyasaları tehdit eden zincirleme reaksiyon
Orta Doğu’da sonu görünmeyen çatışmaların ham petrol fiyatlarını yukarı çekmesi, enflasyon endişelerini körükleyerek Fed yönetimini de zor bir duruma sokuyor. Colas, bu durum uzadıkça Fed’in faiz artırmak zorunda kalabileceğini ve yüksek petrol fiyatlarının bir resesyonu tetikleyebileceğini vurguluyor.
Borsa uzmanı söz konusu tarih aralığı boyunca büyük düşüşler öncesinde S&P 500’ün fiyat/kazanç oranının ortalama 21,3 seviyesinde kaldığına dikkat çekiyor. Şu anda ise bu oran 37,5 gibi oldukça pahalı bir seviyede. Bu da olası bir resesyonun etkilerini daha yıkıcı hale getirme potansiyeli taşıyor.
Gözler Orta Doğu’daki gelişmelerde
Şubat ayı sonunda başlayan ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarının etkisiyle S&P 500, mart ayında önemli kayıplar yaşadı. S&P 500 Endeksi savaşın başlamasından bu yana %5’in üzerinde düşüş gösterdi.
Tüm bu karamsar tabloya rağmen Colas, Orta Doğu’daki gerilimin hızla azalacağı ve petrol fiyatlarının düşeceği beklentisiyle iyimserliğini koruyor.
“2026’da çift haneli bir kayıptan kaçınmak için hâlâ vakit var, ancak zaman daralıyor ” diyen Colas, olası kötü senaryolara karşı korunmak isteyen yatırımcılar için de bir uyarıda bulunuyor. Piyasaların geleceği Orta Doğu gerilimlerinin hızla azalmasına ve bu sayede ham petrol fiyatlarının hızla düşmesine bağlı olabilir. Colas, “Yola devam ediyoruz çünkü bunların gerçekleşmesini bekliyoruz” diye de ekledi.
Borsa uzmanına göre sadece olumsuz bir sonuca karşı savunma pozisyonu almak isteyen yatırımcılar içinse durum biraz daha karışık. Zira istatistikler yalnızca altının bu tür bir güçlü koruma
sağlayabildiğine işaret ediyor. Ancak sarı metal İran savaşının başlamasından bu yana gelişmelerden çok ağır etkilendi ve yakın zamanda ons bazında ayı piyasasına geriledi. Söz konusu ‘ayı piyasası’ tabiri ons altının son yaptığı zirveden %20 ve üzerinde bir düşüş kaybetmesi anlamını taşıyor.










