Avrupa bankacılık sektörü hisseleri, ABD ara seçimlerinde Demokratların Kongre’nin her iki kanadında da çoğunluğu elde etmesinin ardından güçlü bir yükseliş kaydetti. Stoxx Europe Banks endeksi yüzde 4,24 değer kazanırken, yatırımcıların teknoloji ve savunma şirketlerinden çıkarak bankacılık sektörüne yönelmesi yükselişte etkili oldu.
ABD’deki seçim sonuçlarının, Başkan Donald Trump’ın siyasi yetkileri üzerindeki denetimi artırabileceği beklentisi, Avrupa piyasalarında sektörler arasında farklı hareketlerin yaşanmasına neden oldu.
Yıl başından bu yana genel piyasa performansının gerisinde kalan bankacılık hisselerine yönelik alımlar hız kazanırken, teknoloji ve savunma sektörlerinde ise satışlar öne çıktı.
Deutsche Bank hisseleri yüzde 5,8 yükseldi
Avrupa’nın büyük bankalarının hisselerinde de dikkat çekici artışlar yaşandı. Almanya merkezli Deutsche Bank yüzde 5,8 değer kazanırken, Commerzbank hisseleri yüzde 4,4 yükseldi.
İtalya’da Intesa Sanpaolo yüzde 4,6, UniCredit yüzde 4,5 prim yaptı. İspanya’nın önde gelen bankalarından Banco Santander’in hisseleri ise yüzde 4,1 artış gösterdi.
Fransa’da Societe Generale yüzde 4,1, BNP Paribas yüzde 3,7 yükselirken, Hollanda merkezli ING’nin hisselerinde de yüzde 3,7’lik değer kazancı görüldü.
İngiltere’de Standard Chartered hisseleri yüzde 4,1, Barclays hisseleri ise yüzde 3,5 oranında yükseldi.
Demokratların zaferi sektörler arasındaki rotasyonu hızlandırdı
AJ Bell analisti Russ Mould, ABD’de başkanlık ve Kongre kontrolünün farklı siyasi partilerde bulunmasının ekonomi politikalarında değişiklik yapılmasını güçleştirebileceğini ifade etti.
Mould, Demokratların yapay zeka sektörüne yönelik düzenlemeleri öncelikli gündem maddeleri arasına alabileceği yönünde değerlendirmeler bulunduğunu da belirtti.
Piyasalardaki olumlu tepkinin, bazı yatırımcıların Trump’ın siyasi gücünün sınırlandırılması ihtimalini pozitif değerlendirdiğine işaret ettiğini söyleyen Mould, seçim sonuçlarının piyasa algısına etkisine dikkat çekti.
Avrupa bankacılık hisselerindeki yükseliş, yatırımcıların teknoloji ve savunma sektörlerinden çıkarak daha istikrarlı olarak değerlendirdikleri bankacılık şirketlerine yöneldiği bir süreçte gerçekleşti.












