Küresel endeks sağlayıcısı MSCI’nin Türkiye ve Endonezya piyasalarına ilişkin açıklamaları, gelişen ülke borsalarında yatırımcı güveni ve değerlemeler üzerindeki baskıyı yeniden gündeme taşıdı.
Endonezya borsasında sert satışlar yaşanırken Borsa İstanbul’da da fon krizinin etkileri, yabancı yatırımcıların tutumu ve şirketlerin değerleme seviyeleri yakından izleniyor.
Endonezya borsasında rekor düşüş
MSCI, Endonezya’nın Gelişmekte Olan Piyasa statüsünden Bağımsız Piyasa statüsüne geçirilmesine yönelik resmî danışma süreci başlattı.
Bugünkü verilere göre Jakarta Bileşik Endeksi yüzde 5’in üzerinde gerileyerek Ekim 2020’den bu yana en düşük seviyesini gördü.
Türkiye’ye statü uyarısı
Endonezya’daki gelişmelerin ardından Türkiye piyasasına yönelik MSCI kararları da yatırımcıların gündemine yerleşti.
MSCI, 15 Ekim’de Türk hisse senetlerine ilişkin bazı endeks değişikliklerini ikinci bir duyuruya kadar dondurdu.
Karar kapsamında belirli halka açıklık faktörü ve hisse sayısı artışları, yeni hisse eklemeleri ve üst büyüklük segmentlerine geçişler askıya alındı.
MSCI, Haziran 2027’ye kadar piyasa şeffaflığı ve gözetim alanında yeterli ilerleme sağlanamaması halinde Türkiye’nin Gelişmekte Olan Piyasa statüsünden Sınır Piyasa veya Bağımsız Piyasa statüsüne geçirilmesine ilişkin danışma süreci başlatılabileceğini bildirdi.
Türkiye hisselerinde yüzde 21’lik kayıp
İlk ciddi MSCI uyarılarından bu yana Endonezya hisselerindeki kayıp yüzde 46, Türkiye hisselerindeki kayıp ise yüzde 21 olarak hesaplandı.
Borsa İstanbul’daki satış baskısı, MSCI’nin Türkiye’ye ilişkin son açıklamasının ardından da devam etti. Bu seviye, Haziran 2025’ten bu yana görülen en düşük dolar bazlı değer oldu.
PD/DD oranı 1’e indi
Borsa İstanbul’daki değerleme baskısı, Garanti BBVA Yatırım’ın Bloomberg verileriyle hazırladığı son beş yıllık piyasa değeri/defter değeri (PD/DD) grafiğinde de görülüyor.
Grafiğe göre BIST 100’ün PD/DD oranı yaklaşık 1,00 seviyesine geriledi.
Son beş yıllık ortalama ise 1,45 düzeyinde bulunuyor.
Bu verilere göre BIST 100’ün güncel PD/DD oranı, beş yıllık ortalamasının yaklaşık yüzde 31 altında.
Grafikte üst iki standart sapma seviyesi yaklaşık 2,20, alt iki standart sapma seviyesi ise 0,76 olarak gösteriliyor.
Dolayısıyla BIST 100 değerlemeleri tarihsel ortalamanın belirgin biçimde altında bulunmakla birlikte, grafikteki en düşük istatistiksel bant seviyesine henüz ulaşmış değil.
Pandemi dönemindeki değerlere dönüldü
BIST 100’ün PD/DD oranının 1,00 seviyesine gerilemesi, pandemi döneminde görülen düşük değerlemelerle karşılaştırılmasına neden oldu.
Dr. Nuri Sevgen de BIST 100’ün PD/DD oranının 1 seviyesine yaklaşmasına dikkat çekmişti.
Sevgen, birçok büyük şirketin defter değerinin altında işlem gördüğünü belirtirken düşük değerlemelerin tek başına borsada yükseliş anlamına gelmediğini vurgulamıştı.
Yüksek enflasyon ve enflasyon muhasebesinin şirket özkaynakları üzerindeki etkileri nedeniyle PD/DD oranının geçmiş dönemlerle karşılaştırılmasında dikkatli olunması gerekiyor.
20 yıllık reel getiride negatif tablo
Türkiye hisselerine ilişkin bir diğer dikkat çekici değerlendirme de uzun vadeli enflasyondan arındırılmış getirilere yönelik.
Paylaşılan analize göre BIST-100 hisse senetlerinin son 20 yıllık reel getirisi yeniden negatif bölgeye geçti.
Bu durum, nominal hisse fiyatlarındaki yükselişlerin uzun vadede enflasyon karşısında yatırımcıların satın alma gücünü korumaya yetmeyebileceğini gösteriyor.












