Tera Portföy’ün tutuklanan başkanı Erdin Özel’in savcılık ifadesi ortaya çıktı.Yatırımlarının hisselerde oluşturduğu olumlu etkinin manipülasyon olarak değerlendirilemeyeceğini savunan Özel, medyada çıkan haberlerin yatırımcılarda korkuya yol açtığını ve fonlara 300 milyar liralık çıkış talebi geldiğini ancak işlemlerin gerçekleştirilemediğini anlattı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamında Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel tutuklanan 86 şüpheli arasında yer alıyor. Özel’in tutuklandığı 1 Ekim günü verdiği savcılık ifadesi ortaya çıktı. 27 Eylül’de başkanlık görevinden istifa ettiğini belirten Erdin Özel, kendisin Yönetim Kurulu Üyesi olarak beyan etti ve aylık gelirinin 500 bin TL olduğunu söyledi.
“FİYATI DEĞİŞTİRMEK AMACIYLA TALİMAT VERMEDİM”
Özel, ifadesinin başlangıcında Tera Portföy bünyesindeki fonların alım ve satım işlemlerine müdahale etmediğini savundu. Fonların emir sistemine erişiminin bulunmadığını belirten Özel, “Öncelikle manipülasyon suçlamasını kesinlikle kabul etmiyorum. Hisse fiyatını yapay biçimde yükseltmek, alıcı varmış gibi görüntü oluşturmak veya gün sonu fiyatını değiştirmek amacıyla talimat vermedim. Böyle bir amaçla yapılan toplantıya katılmadım. Fonların alım satım emir sisteminde kullandığım kullanıcı adı ve şifrem yoktu. Fiyat veya alım miktarı yönünde talimat vermedim.” dedi.
“ALIMLAR TEK BİR KİŞİNİN TALİMATIYLA YAPILMAZ”
Tera Portföy’ün kurumsal yapısında alım ve satımların tek bir kişinin fikri, yönlendirmesi, emri ya da talimatıyla gerçekleştirilmediğini öne süren Özel, “Bütün alımların araştırma raporu bulunmaktadır. Bu raporlar ve bu raporların dayanağını oluşturan çalışma disiplinini gösteren bilgiler sayın savcılığınız tarafından kurumdan talep edilebilir. Dolayısıyla bu kadar profesyonel bir sistemin herhangi bir kişinin talebi, talimatı veya emri uyarınca kişi bazlı dışına çıkılması mümkün değildir.” dedi.
“KURGU OLSAYDI GÖREVİMDEN İSTİFA EDERDİM”
Görevde bulunduğu süre içinde gerçekleştirilen bütün alımlarda kurum disiplininin uygulandığını iddia eden Özel, “Aksi bir durum olsaydı, yani yatırım ve pay alımlarına ilişkin herhangi bir kişinin bir baskısı, talimatı veya kurgusu olsaydı görevimden istifa eder, bu durumu ilgili yerlere de bildirirdim” ifadelerini kullandı.
ÖZATA HİSSESİYLE İLGİLİ SAVUNMA
Özel, ÖZATA hissesindeki alımların da aynı kurumsal sistem ve çalışma disiplini takip edilerek gerçekleştirildiğini savundu. Araştırma raporlarında Özata Denizcilik’in işlemleri ile şirketin aldığı yeni işlere ilişkin Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda yayımlanan duyuruların yer aldığını belirtti. Özel, “Yanlış hatırlamıyorsam şirket Temmuz ayında 4,5 milyon dolara yakın yeni iş ilişkisi yayımladı KAP’ta. Şirketin değeri artmaya devam etti. Ardından 11 Eylül 2026 tarihinde ana ortak Ataşehir Denizcilik tarafından 2 milyon 100 bin adet payın borsada işlem gören tipe dönüştürülmesi için süreç başlatıldığı açıklandı.”
“YÜKSEK ARZ BEKLENTİSİ OLUŞTU”
Özel, 2 milyon 100 bin adet payın borsada işlem gören tipe dönüştürülmesine yönelik açıklamanın piyasada yüksek miktarlı potansiyel arz beklentisi oluşturduğunu düşündüğünü belirtti.
“HİÇBİR MENFAAT ELDE ETMEDİK”
ÖZATA hissesinde kurum veya şahıs olarak manipülatif işlem yapmadıklarını savunan Özel, bu işlemlerden herhangi bir menfaat elde etmediklerini ileri sürdü. Özel, buna rağmen avukatına danıştığını ve lehe olan hükümlerden faydalanmak amacıyla, herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla 28 Eylül’de Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107/3. maddesi kapsamında ilgili tutarı ödeyerek etkin pişmanlığa başvurduğunu anlattı.












