Yapay zekâ hisselerinde son dönemde yaşanan hızlı değer artışının ardından piyasalarda “balon” tartışmaları yeniden alevlenirken, Warren Buffett’ın teknoloji çılgınlığının zirve yaptığı 1999 yılında yatırımcılara yönelik yaptığı uyarı tekrar gündeme geldi. Ünlü yatırımcının olası sert satışlara karşı işaret ettiği yatırım yaklaşımı dikkat çekiyor.
Yapay zekâ şirketlerine aktarılan sermayenin hızla büyümesi ve teknoloji hisselerinde görülen güçlü primler, piyasalarda “AI balonu” endişelerini yeniden tartışmaya açtı. Warren Buffett’ın geçmiş yıllarda teknoloji balonlarına ilişkin yaptığı değerlendirmeler ise olası sert bir gerileme karşısında yatırımcıların nasıl pozisyon alabileceğine dair önemli bir referans olarak öne çıktı.
Yapay zekâ hisseleri, son yıllarda ABD borsalarındaki yükselişin başlıca destekleyicileri arasında yer aldı. S&P 500 endeksi son üç yıllık dönemde yüzde 88’in üzerinde yükselirken, teknoloji şirketlerinin ağırlığının yüksek olduğu Nasdaq Composite endeksindeki artış yüzde 111 seviyesine ulaştı.
Buna karşın yapay zekâ alanındaki yatırımların süratle büyümesi, teknoloji devlerinin yaptıkları harcamalardan beklenen getiriyi sağlayıp sağlayamayacağı konusunda soru işaretlerini beraberinde getiriyor.
Yapay zekâ için yıllık 1 trilyon dolarlık harcama hesabı
Goldman Sachs stratejisti Ryan Hammond tarafından hazırlanan araştırmaya göre, büyük teknoloji şirketlerinin yapay zekâ yatırımlarından yeterli seviyede kazanç elde edebilmesi için kullanıcıların yapay zekâ hizmetlerine yılda en az 1 trilyon dolar harcama yapması gerekiyor.
Söz konusu hesaplama, yapay zekâ şirketlerinin mevcut değerlemelerinin ne ölçüde sürdürülebilir olduğuna yönelik tartışmaları da artırıyor. Ancak mevcut veriler, tek başına yakın zamanda bir piyasa çöküşü yaşanacağını ya da yapay zekâ sektöründe kesin biçimde bir balon oluştuğunu göstermiyor.
Buffett benzer tabloya yıllar önce dikkat çekmişti
Bugünkü tartışmalar, 1990’lı yılların sonunda internet şirketlerinde yaşanan gelişmeleri hatırlatıyor. İnternet kullanımının hızla yaygınlaşmasıyla birlikte teknoloji şirketlerine yoğun sermaye akışı gerçekleşmiş, halka arzlar ve firma değerlemeleri tarihi seviyelere ulaşmıştı.
Warren Buffett ise 1999 yılında Fortune dergisi için kaleme aldığı yazısında, teknolojinin dünyayı dönüştürmesinin o alanda faaliyet gösteren her şirketi otomatik olarak iyi bir yatırım haline getirmeyeceğine dikkat çekmişti.
Buffett, yatırım tercihlerinde yalnızca bir sektörün büyüme ihtimaline odaklanmak yerine şirketlerin sahip olduğu rekabet üstünlüklerinin değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştı. Ünlü yatırımcı, “Yatırım yapmanın anahtarı, bir sektörün toplumu ne kadar etkileyeceğini veya ne kadar büyüyeceğini değerlendirmek değil, herhangi bir şirketin rekabet avantajını ve her şeyden önemlisi bu avantajın ne kadar kalıcı olduğunu belirlemektir” ifadelerini kullanmıştı.
Olası sert düşüşte nasıl hareket edilmeli?
Buffett’ın yatırım anlayışına göre, olası bir yapay zekâ balonunun sona ermesi halinde izlenmesi gereken temel yol, piyasanın tamamından çekilmek yerine güçlü rekabet üstünlüğüne ve sağlam finansal yapıya sahip şirketlere yönelmek.
Geçmiş dönemlerdeki piyasa performansı da uzun vadeli yatırım stratejisinin önemine işaret ediyor. Dot-com krizinin başladığı Mart 2000’den bugüne S&P 500 endeksinin toplam getirisi yüzde 700’ün üzerine çıktı.
Crestmont Research tarafından paylaşılan verilere göre de 1919’dan bu yana S&P 500’deki tüm 20 yıllık dönemler pozitif toplam getiriyle sona erdi.
Buffett’ın yatırım anlayışında piyasaların sert biçimde gerilediği dönemler, aynı zamanda güçlü ve kaliteli şirketlerin hisselerini daha uygun fiyatlardan satın alma imkanı sunuyor.
Ünlü yatırımcı uzun vadeli yaklaşımını ise şu sözlerle özetliyor: “İyi günde de kötü günde de almaya devam edin; özellikle de kötü günlerde.”












