Bölgesel ve küresel çapta yükselen jeopolitik riskler, tedarik zincirlerinde ortaya çıkan sorunlarla birlikte hammadde, enerji ve taşımacılık giderlerinin de artmasına yol açıyor. Söz konusu gelişmelerin maliyetler üzerindeki etkisini en yoğun hisseden sektörlerin başında ise inşaat geliyor. Ana girdilerde art arda yaşanan fiyat yükselişleri, inşaat sektöründeki maliyet baskısını yeniden gündeme taşıdı.
Demir-çelik üretiminin temel girdilerinden biri olan hurdanın fiyatının son iki ayda yaklaşık yüzde 14 artması, üretim giderleri üzerinden inşaat demiri fiyatlarına da yansıdı. Temmuz ayının başında tonu 26 bin 500 lira seviyesinde bulunan 12-32 milimetre nervürlü inşaat demirinin fiyatı, eylül ortasında 30 bin 540 liraya çıktı. Böylece iki aylık dönemde fiyat 4 bin 40 lira yükseldi.
Aynı süreçte hazır betonun metreküp fiyatı ile çimentonun ton fiyatında da 500’er liralık artış görüldü. C30 sınıfı hazır betonun metreküp fiyatı 3 bin 850 liradan 4 bin 350 liraya yükselirken, fabrika teslim fiyatı 3 bin 500 lira olan dökme çimentonun tonu ise 4 bin liraya ulaştı.
İki ayda yüzde 13,5 yükseldi
Veysel Ağdar’ın ekonomim’deki haberine göre, inşaat demirinde fiyat artışının önemli unsurlarından biri hurda fiyatındaki yükseliş trendi. Üretiminde demir cevherinin yanı sıra büyük ölçüde hurda kullanan sektörün hurda maliyeti son iki ayda yaklaşık yüzde 14 arttı. Hurdanın yanı sıra enerji, akaryakıt ve navlun maliyetlerindeki yükseliş de üreticilerin toplam maliyetlerini yukarı çekti. Girdi maliyetlerinde yaşanan bu artış, nihai ürün fiyatlarına da yansıdı. İnşaat demirinde ürün gruplarına göre son iki ayda ton başına 2 bin ila 4 bin lira arasında fiyat artışı görüldü.

Nervürlü demir 30 bini geçti
7 Temmuz’da tonu 26 bin 500 lira olan 12-32 milimetre nervürlü inşaat demiri, 16 Eylül itibarıyla 30 bin 540 liraya yükseldi. Böylece iki aylık dönemde ton fiyatında 4 bin 40 liralık artış gerçekleşti. Aynı dönemde 5,5 milimetrelik kangal demirin ton fiyatı da 625 dolardan 665 dolara çıktı. İnşaat demirindeki yükselişin önemli bir bölümünde küresel hurda piyasasındaki hareketlilik ve üretim maliyetlerindeki artış etkili olurken, sektör temsilcileri açısından kritik soru ise maliyet artışının nihai ürün fiyatına ne ölçüde yansıdığı oldu.












