ABD’de süren davadan dolayı , yurt dışı kaynaklara erişimde büyük sıkıntı çeken ve ağırlıklı olarak mevduat toplayarak faaliyetlerini sürdüren Halkbank ‘Üstümden yük kalktı, sahalara dönüyorum. Yurt dışı kaynakları daha ağırlıklı kullanabileceğim’ mesajı verince yatırımcı da bu mesaja tepkisiz kalmadı. Halkbank seansın ilk dakikalarında yüzde 10 yükselerek tavan fiyata ulaştı.
Banka artan yurt dışı kaynak erişiminin kaynak maliyetlerine etkisine yönelik olarak şu KAP bildiriminde bulundu.
“Kamuoyuna daha önce duyurduğumuz üzere Bankamızın ABD’deki ceza davası Bankamız lehine sonuçlanmıştır.
Dava sürecinin tamamlanmasının ardından uluslararası piyasalardan 1,1 milyar ABD Doları tutarında ilave kaynak temin edilmiştir. Ayrıca ilgili dava süreci tamamlanmadan önce de Sermaye Benzeri Tahvil (AT1) ve Bilateral Kredi Anlaşmaları dahil olmak üzere Bankamız proaktif olarak 3,9 milyar ABD Doları tutarında yurt dışı kaynak temin etmiştir.
Dava sürecinin tamamlanmasının ardından işlem gerçekleştirilen muhabir banka sayısında gözlenen hızlı artış, Bankamız adına memnuniyet vericidir.
Öte yandan Bankamız Yönetim Kurulu tarafından aldığımız onay çerçevesinde 17 Temmuz 2026 tarihi itibari ile 5 milyar ABD Doları karşılığı büyüklüğünde GMTN (Global Medium Term Notes) programı kurulmuştur.
Sabit getirili kıymet (tahvil/eurobond) yatırımcılarıyla gerçekleştirmiş olduğumuz yurt dışı yatırımcı turu (Non-Deal Road Show), yakın dönemde planladığımız ihraçlara yönelik ilginin güçlü olduğuna işaret etmektedir.
Bankamız, uluslararası piyasalardaki etkinliğini artırmaya ve sürdürülebilir kaynak teminini destekleyen alternatif fonlama kanallarını değerlendirmeye devam edecektir.”
NE ANLAMA GELİYOR?
Sürecin tamamlanması, hem hisse üzerindeki olumsuz algının kalkması hem de banka bilançosunun yeniden şekillenebileceği bir döneme girildiğinin bir habercisi.
Halkbank 2026 yılı ilk çeyrek bilançosunun ardından devam eden davanın yıl ortasında düşmesi durumunda stratejilerin bilançonun her alanında yeniden şekillenebileceğini; bu değişimin yalnızca yükümlülük tarafıyla sınırlı kalmayıp varlık kompozisyonuna da yansıyacağını ifade etmişti.
Mevcut durumda mevduat odaklı bir yapıya sahip olan bilançonun, davanın olumlu sonuçlanmasıyla birlikte dış fonlama ve YP fonlama imkanlarını artırması beklenmekteydi.
Böylece yüksek maliyetli YP mevduatların ikame edilmesi ve fonlama maliyetlerinin düşürülmesi hedefleniyordu. Bu paralelde atılan somut adımlar, yatırımcılar tarafından pozitif değerlendirildi.
Buna ek olarak fonlamanın yeniden 1 hafta vadeli repo ihalelerine kaymasıyla birlikte konjonktürün de banka hisselerini destekleyecek yönde olması, yükselişte ekstra etkili oldu.
KAYNAK: Haber Hürriyeti












