Temmuz ayı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından uluslararası finans kuruluşları, dolar/TL beklentilerini yeniden gözden geçirdi. Bazı kurumlar olası faiz indirimlerinin Türk lirası üzerindeki baskıyı artırarak kurda yükselişi hızlandırabileceğini savunurken, bazıları ise TL’nin piyasa beklentilerinden daha dirençli bir performans gösterebileceğini değerlendirdi. Tahminlerde farklılık bulunsa da, dolar/TL için öne çıkan seviyeler giderek netleşmeye başladı.
Dolar/TL’de yukarı yönlü beklenti sürüyor
Piyasalarda, son aylarda devam eden dolar/TL yükseliş eğiliminin kısa vadede de etkisini koruyabileceği görüşü ağırlık kazanıyor. Uzmanlar, kurun seyrinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) para politikası kararları ile küresel petrol fiyatlarının belirleyici olmaya devam edeceğini ifade ediyor.
TCMB, son dört Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bıraktı. Banka ayrıca, enflasyonda kalıcı ve sürdürülebilir bir düşüş sağlanmadan faiz indirimine sıcak bakmadığı yönündeki duruşunu yineledi.
Bu yaklaşım piyasalardaki belirsizliği kısmen azaltırken, yüksek enflasyon ortamının devam etmesi Türk lirası üzerindeki baskının sürmesine neden oldu.
Petrol fiyatları ve jeopolitik riskler öne çıkıyor
Orta Doğu’da devam eden jeopolitik gerilim nedeniyle yükselen petrol fiyatlarının enflasyon üzerinde ilave baskı oluşturduğu belirtilirken, bunun Türk lirasının dolar karşısında güç kazanmasını zorlaştırdığı değerlendiriliyor. Analistler, mevcut şartların korunması halinde dolar/TL’deki yukarı yönlü hareketin devam edebileceğini öngörüyor.
Kurda yükselişin hız kesebilmesi veya geri çekilmenin başlayabilmesi için ise petrol fiyatlarında düşüş yaşanması, enflasyonda belirgin iyileşme görülmesi ve jeopolitik risklerin azalması gerektiği vurgulanıyor.
Özellikle ABD ile İran arasındaki gerilimin azalmasının petrol fiyatlarını aşağı çekebileceği, bunun da Türkiye’nin enflasyon görünümünü olumlu etkileyerek Türk lirasına destek sağlayabileceği ifade ediliyor.
48 TL seviyesi gündemde
Mevcut görünüm doğrultusunda piyasalarda ağırlık kazanan beklenti, dolar/TL’deki yükseliş eğiliminin kısa vadede devam edeceği ve kurun 48 TL seviyesini test edebileceği yönünde şekilleniyor.
Küresel bankaların tahminleri farklılaşıyor
Commerzbank, haziran ayında yayımladığı değerlendirmede TCMB’nin fonlama maliyetini politika faizine yaklaştırmasının Türk lirasındaki oynaklığı artırabileceğini ve sert değer kaybı riskini beraberinde getirebileceğini belirtmiş, enflasyonun yüzde 30’un üzerinde kalmayı sürdüreceğini öngörmüştü.
Banka, son değerlendirmesinde ise temmuz enflasyonu ile TCMB’nin yeni döviz dönüşüm düzenlemelerinin Türk lirası açısından belirgin bir iyileşme sinyali üretmediğini ifade etti.
Türk lirası konusunda daha olumlu beklentilere sahip olan Societe Generale ise dolar/TL’nin vadeli piyasalarda fiyatlanan seviyelerin altında, yaklaşık 48 TL civarında dengelenebileceğini öngördü. Banka, turizm gelirlerinin TL’yi destekleyeceğini, faiz indirimlerinin ise sonbahar döneminde başlayabileceğini değerlendirdi.
Barclays de yıl sonuna kadar toplam 300 baz puanlık faiz indirimi beklediğini açıklarken, buna rağmen yüksek faiz ortamının Türk lirasını desteklemeyi sürdüreceğini ve kurda kontrollü, sınırlı bir değer kaybı yaşanacağını tahmin etti.
Türk lirasına yönelik olumlu bakışını koruyan Citi ise son analizinde turizm gelirlerinin geçen yılki seviyelere ulaşamayabileceğine dikkat çekti. Buna karşın banka, TL’nin genel görünümünün destekleyici olmayı sürdüreceği görüşünü paylaştı.
Piyasaların odağında şimdi 10 Eylül’de gerçekleştirilecek TCMB Para Politikası Kurulu toplantısı bulunuyor. Merkez Bankası’nın toplantı sonrası vereceği mesajların, dolar/TL’nin kısa vadeli yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor.












