Orta Doğu’da devam eden gelişmelerin etkisiyle petrol piyasalarında dalgalı seyir sürerken, ABD merkezli enerji şirketi Chevron’un Üst Yöneticisi (CEO) Mike Wirth’ten dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Wirth, küresel petrol stoklarındaki gerilemeye işaret ederek, önümüzdeki dönemde fiyatların yukarı yönlü hareket edebileceğini söyledi.
Yatırım bankası Bernstein tarafından düzenlenen konferansta konuşan Wirth, İran ile yaşanan savaşın küresel petrol arzı üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti. Ham petrol stoklarının azalmaya devam ettiğini vurgulayan Wirth, özellikle yaz aylarında fiyatların yükseliş eğilimine girebileceğini ifade etti.
Piyasaların olası arz şoklarına karşı dayanıklılığının zayıfladığına dikkat çeken Wirth, mevcut rezervlerin giderek eridiğini belirterek, piyasanın dengesizlikleri karşılama kapasitesinin geçmişe göre önemli ölçüde azaldığını kaydetti.
Fiziki fiyatlarda baskı artabilir
İngiliz Financial Times gazetesine değerlendirmelerde bulunan Wirth, önümüzdeki haftalarda mevcut baskıların fiziki petrol fiyatlarına daha belirgin şekilde yansıyabileceğini söyledi. Haziran ve özellikle temmuz ayına girilirken fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskının artmasını beklediğini dile getirdi.
Piyasaların odağında ABD-İran görüşmeleri var
Wirth’ün açıklamaları, petrol fiyatlarının son bir haftada yaklaşık yüzde 10 gerilemesinin ardından geldi. Söz konusu düşüşte, ABD ile İran arasında üç aydır devam eden ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına neden olan çatışmanın sona erebileceğine yönelik beklentiler etkili olmuştu.
Küresel ham petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıkların enerji piyasaları üzerindeki etkisi sürerken, uzmanlar savaş sona erse bile arz tarafındaki sorunların uzun süre hissedilebileceği görüşünde birleşiyor. Çatışmaların küresel piyasadan günlük 12 ila 13 milyon varil petrolün çekilmesine yol açtığı belirtiliyor.
Diğer enerji şirketlerinden de benzer uyarılar
Chevron CEO’sunun değerlendirmeleri, sektörün diğer önemli isimlerinin açıklamalarıyla da örtüşüyor. Birleşik Arap Emirlikleri’nin devlet enerji şirketi Adnoc’un CEO’su Sultan al-Jaber de geçen hafta yaptığı açıklamada, çatışmalar sona erse bile Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışının kısa sürede eski seviyelerine dönmesinin mümkün görünmediğini belirtmişti.
Al-Jaber, savaş öncesindeki petrol akışının yüzde 80 seviyesine ulaşmasının en az dört ay süreceğini, tam kapasiteye dönüşün ise 2027 yılının ilk yarısından önce gerçekleşmesinin beklenmediğini ifade etmişti.
Stoklar azalıyor
Uluslararası gösterge Brent petrolün varil fiyatı 93 dolar seviyelerinde işlem görürken, ABD tipi Batı Teksas ham petrolü ise 88 doların altında bulunuyor.
Wirth, petrol fiyatlarının savaş sürecinde beklenenden daha sınırlı yükselmesini; yüksek stok seviyeleri, ABD Stratejik Petrol Rezervi’nden yapılan satışlar ve İran, Rusya ile Venezuela’dan gelen yaptırımlı petrol arzına bağladı. Ancak söz konusu stokların artık azalma eğilimine girdiğini söyledi.
Hükümetler rezervlerini artırabilir
Enerji krizinin ardından birçok ülkenin gelecekte yaşanabilecek benzer şoklara karşı petrol rezervlerini güçlendirme yoluna gideceğini belirten Wirth, politika yapıcıların stok seviyeleri konusunda daha temkinli davranmak zorunda kalacağını ifade etti.
Rezervlerin yeniden oluşturulmasının ilave talep yaratacağını ve bunun da fiyatlar üzerinde ek baskı oluşturacağını söyleyen Wirth, Orta Doğu’daki petrol ve doğal gaz altyapısında meydana gelen hasarın giderilmesinin on milyarlarca dolarlık maliyet doğuracağını kaydetti.
Wirth ayrıca, enerji piyasalarında yaşanacak uzun süreli sıkıntıların küresel ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebileceğini belirterek, bunun ekonomik yavaşlama hatta resesyon riskini gündeme getirebileceği uyarısında bulundu. Bu durumda talep tarafında bir dengeleme yaşanabileceğini ifade eden Wirth, bu ihtimalin de göz ardı edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.












