Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi adaletini sağlamak ve kayıt dışılığı önlemek amacıyla düğmeye bastı. Yapılan analizler sonucunda beyanname vermediği ya da eksiklik tespit edilen ve aralarında çok sayıda şirket ortağının da bulunduğu 16 bin 300 yüksek gelirli mükellefe yönelik denetim süreci fiilen başlatıldı.
Şirket ortakları ve yüksek gelir grubu mercek altında
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalarda, elde ettikleri yüksek kazançlara rağmen beyanname vermeyen ya da eksik veren isimler tek tek tespit edildi. Özellikle şirket ortaklıklarından gelen temettü gelirleri, gayrimenkul rantları ve yüksek finansal hareketler üzerinden vergi yükümlülüğünü yerine getirmeyen kesimler, bu denetimlerin odak noktasını oluşturuyor.
Gönderilen yazılardaki kritik ayrıntılar: Maliye neleri takip ediyor
Vergi Denetim Kurulu tarafından gönderilen “Yüksek Gelir Grupları Gözetim ve Uyum Programı 2” başlıklı yazılar, mükellefleri bir “izah” sürecine davet ediyor. Bu mektuplar teknik olarak henüz bir vergi incelemesi başlatmasa da, sunulan açıklamaların yetersiz kalması durumunda hem şahıslar hem de ortağı oldukları şirketler için kapsamlı bir denetimin kapısını aralayacak nitelikte.
Maliye’nin masasındaki veriler:
Şirket ortaklıkları: Kişilerin ortak olduğu şirketler, hisse oranları ve 2025 yılında bu şirketlerden alınan kâr payları (temettü).
Uyumsuzluk analizi: 2024 yılına ilişkin beyan edilen gelirlerin, 2025 yılındaki harcamalarla gösterdiği bariz tutarsızlıklar.
Varlık hareketleri: 2025 yılındaki tüm taşınmaz ve motorlu araç alım-satım bilgileri.
Dijital ayak izleri: Banka hesap hareketleri, kredi kartı harcamaları, huzur hakları, kira gelirleri ve hesaba yatan nakit transferleri.
Şüphe odakları ve inceleme riski
Bakanlık, özellikle şirket fonlarının ortaklar tarafından faizsiz borç olarak kullanılıp kullanılmadığını, şahsi harcamaların şirketlere fatura edilip edilmediğini ve şirket gelirlerinin ortakların şahsi hesaplarına aktarılıp aktarılmadığını mercek altına alıyor. Görüşmeye davet edilen mükelleflerden, hesaplarına giren paraların ve büyük tutarlı harcamaların kaynağını (miras, tasarruf, satış vb.) belgeleriyle kanıtlamaları isteniyor.
Vergide ‘dijital takip’ dönemi
Maliye; tapu, noter, banka ve seyahat acenteleri gibi pek çok kanaldan gelen verileri birleştirerek mükelleflerin yaşam standartlarını takip ediyor. Eğitim, sağlık, sigorta ve seyahat harcamalarına kadar her türlü veriye erişebilen idarenin bu hamlesi, mükelleflere “Mart ayındaki beyannamenizi gerçek kazancınıza göre verin” uyarısı taşıyor. İkna edici açıklama yapamayanlar için inceleme süreci aile bireylerine ve şirket çalışanlarına kadar genişletilebilecek. (Oda TV)
