İran savaşının başlamasından bu yana ons altın fiyatları yüzde 15’ten fazla düşüş yaşayarak yatırımcıları şaşırttı. Yaşanan bu çarpıcı piyasa çöküşü, altının kriz dönemlerindeki geleneksel “güvenli liman” rolüne dair ciddi soru işaretleri uyandırıyor.
Savaşın ilk günlerinde hisse senedi ve tahvil satışlarına rağmen savaş öncesi değerini koruyan değerli metal, sonrasında piyasaları altüst eden kargaşanın içine çekildi. Financial Times’ın haberine göre, altının son iki yıldır sürdürdüğü fırtınalı rallinin ardından yatırımcılar başka alanlardaki kayıplarını kapatmak için kâr satışlarına yöneldi ve altının fiyatı da sert bir biçimde geriledi.
Güvenli liman tuzağı ve nakit arayışı
FT haberine göre piyasa uzmanları, yatırımcıların diğer piyasalardaki zararlarını telafi etmek için yoğun bir nakit arayışına girdiği konusunda neredeyse hemfikir. Finansal hizmetler firması StoneX analisti Rhona O’Connell, yatırımcıların “‘güvenli liman’ tuzağına düşmemesi” gerektiği konusunda uyardı.
O’Connell, hisse senedi ve tahvil çöküşlerinde altının nakit yaratmak amacıyla neredeyse her zaman elden çıkarıldığını belirtti.
Alman bankası Berenberg’ten Jason Turner ise finansal kurumların tam da bu sebeple harekete geçtiğini vurguladı. Turner’a göre veriler, kurumların hisse senedi ve tahvil piyasalarındaki marj tamamlama çağrılarını karşılamak için kârlı altın pozisyonlarını tasfiye ettiklerini gösteriyor.
Merkez bankalarının olası hamleleri ve fon çıkışları
Altın piyasasından kaçışın boyutu rakamlara da yansıyor. Veri analiz şirketi Vanda’nın tahminlerine göre, savaşın başından bu yana küresel altın odaklı borsa yatırım fonlarından (ETF) yaklaşık 10,8 milyar dolarlık devasa bir çıkış yaşandı.
Resmi verilere henüz yansımasa da merkez bankalarının fon yaratmak amacıyla altın rezervlerinin bir kısmını satabileceğine dair güçlü spekülasyonlar bulunuyor. Örneğin bu ay, Polonya Merkez Bankası Başkanı artan savunma harcamalarını finanse etmek için altın rezervlerinin bir bölümünü satmayı veya yeniden değerlemeyi gündeme getirdi.
Faiz beklentileri ve altının geleceği
Dünya Altın Konseyi Statejisti John Reade, sektördeki geleneksel mücevher talebinden çok spekülatif yatırımcıların ağırlık kazandığına dikkat çekiyor. Reade’ye göre altın fiyatlarının daha dalgalı hareket ediyor olmasının sebebi de bu. Reade, son haftalardaki oynaklığın altının “risk azaltıcı” rolünü zayıflattığını vurguladı.
Öte yandan, merkez bankalarının savaşın enflasyonist etkilerini dizginlemek için faiz artırımlarına gideceği beklentisi de altını baskılayan bir diğer unsur. BullionVault Araştırma Direktörü Adrian Ash, altının faiz oranlarına karşı olağanüstü hassas olduğunu hatırlattı.
Buna rağmen uzmanlar geleceğe dair tamamen karamsar değil. Ash, 2008 Küresel Finans Krizi’ndeki ilk şok ve panik dalgasında da altının önce düştüğünü ancak sonrasında toparlanarak uzun vadede krizler için “mükemmel bir varlık” olduğunu kanıtladığını hatırlattı. BMO analistleri de benzer şekilde, risk iştahı geri döndüğünde altının kayıplarının büyük kısmını telafi etmesini bekliyor.
