Altın yatırımcıları için yılın en kritik haftası geldi çattı. Tüm gözler, 17-18 Mart tarihlerinde gerçekleşecek olan ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikası toplantısına kilitlenmiş durumda.
Çarşamba günü Fed Başkanı Jerome Powell’ın ağzından çıkacak her bir kelime, şu sıralar kritik 5.000 dolar sınırında tutunma mücadelesi veren ons altının kaderini tayin edecek.
Ekonomide kafalar karışık: Veriler uyumsuz
Piyasada altının yönünü kestirmek şu an adeta bir mayın tarlasında yürümek gibi. Zira veriler birbirine taban tabana zıt sinyaller gönderiyor. Bir yanda 100 doları aşan petrol fiyatları ve yüzde 2,5 seviyesine demir atan ABD çekirdek enflasyonu. Bu tablo Fed’in faizleri sabit tutmasını dayatıyor.
Diğer yanda ise şubat ayında şok edici bir şekilde 92.000 istihdam kaybeden ve işsizliğin yüzde 4,4’e fırladığı bir Amerikan ekonomisi duruyor. Bu da acil bir faiz indirimi çağrısı anlamına geliyor.
The Street’in haberine göre, J.P. Morgan analistleri bu kaosu, “yeniden güçlenen bir dolar ile çatışan jeopolitik endişe” sözleriyle özetliyor.
Şahin mi, güvercin mi? İşte beklentiler
Wall Street, Fed’in faizleri yüzde 3,5 ila 3,75 aralığında tutarak pas geçeceğine kesin gözüyle bakıyor. Hatta İran savaşının piyasalarda yarattığı sarsıntının da etkisiyle Goldman Sachs, ilk faiz indirimi beklentisini çoktan eylül ayına öteledi bile.
Dünya Altın Konseyi (WGC) ise yatırımcıyı tarihten gelen bir veriyle uyarıyor: Geçmişteki petrol kaynaklı enflasyon krizlerinde Fed faizi sabit tuttuğunda, altın altı ay içinde ortalama yüzde 12 değer kaybetmişti.
Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var. Powell, çatırdayan işgücü piyasasını işaret edip bir indirim sinyali yakarsa, altının bir anda 5.400 dolar bandına fırlaması işten bile değil. Nitekim dev kurumsal şirketlerin altına yönerlik iştahı da tam gaz sürüyor; Gold.org verilerine göre, sadece Ocak 2026’da küresel altın ETF’lerine 19 milyar dolarlık rekor bir para aktı.
Düşüşü frenleyecek gizli güç: Merkez bankaları
Faiz indirimlerinin eninde sonunda kapıyı çalacağını savunan J.P. Morgan yıl sonu için ons başına 6.300 dolar, Goldman Sachs ise 5.400 dolar hedefini masada tutmaya devam ediyor.
Kısa vadeli fırtınalar kopsa da altının sırtını dayadığı devasa bir duvar var. Son üç yıldır aralıksız olarak yıllık 1.000 tonun üzerinde altın alan merkez bankaları, piyasada yaşanabilecek olası bir çöküşü engelleyen en güçlü çelik halat konumunda.
J.P. Morgan emtia ekibi de bu durumu şu sözlerle özetliyor: “Katalizörlerin zamanlamasını kesin olarak belirlemek zor olsa da altın talebinin fiyatları daha da yukarı taşıyacak kadar ateş gücüne sahip olacağı konusunda güçlü bir inanca sahibiz.”
